Türk Hava Kuvvetleri'nin Pilot Kapasitesi ve Mühimmat Gücü Hakkında Detaylı Bir Yazı

Türk Hava Kuvvetleri'nin pilot kapasitesi, gece harekatını ilgilendiren eğitim-aviyonik sistemi ve mühimmat kabiliyetine değinen, oldukça bilgilendirici bir yazı.
Türk Hava Kuvvetleri'nin Pilot Kapasitesi ve Mühimmat Gücü Hakkında Detaylı Bir Yazı

15 temmuz öncesinde türk hava kuvvetlerinde açık kaynak olarak yaklaşık 700 civarı muharip pilot, 600 civarı da çeşitli uçak ve helikopter pilotları (sf-260, kt-1, t-38m, e-7t, kc-135r, c-130, a-400m, c-160, cn-235, uh-1, as-332 cougar) bulunuyordu. 15 temmuz darbe girişimi sonrasında yaklaşık 800 civarı pilot khk ile görevden uzaklaştırılıp tutuklandı. çeşitli sağlık sebepleri, emeklilik vs gibi sebeplerle kuvvetten ayrılanlar da düşünülünce pilot sayısı toplamda 400'e kadar düştü.

nato'nun çeşitli uçak tipleri için belirlediği koltuk başına pilot birimi denilen bir terimi mevcut.

uçak envanteri

bizim envanterimizde muharip uçaklar olarak 240 adet f-16 block 30tm, f-16 block 40m, f-16 block 50m, f-16 block 50+, yaklaşık 30-35 adet de f-4e terminatör 2020 uçağı bulunuyor.

f-16c tipindeki uçaklardan elimizde açık kaynaklara göre 183 adet bulunuyor. bunlar tek kişilik uçaklar:


f-16d tipindeki uçaklardan elimizde açık kaynaklara göre 57 adet bulunuyor. bunlar çift kişilik uçaklar:


f-4e terminantör uçaklarından ise elimizde açık kaynaklara göre 30 civarı bulunuyor. bunlar çift kişilik uçaklar:


piotlar

nato'nun uçak başına pilot sayısı barış zamanında ortalama 1.5 iken, savaş zamanında bu 2.5-3 (genellikle muharip uçaklar 2.5, bombardıman awacs gibi uzun uçan uçaklarda 3) civarına çıkıyor.

kısa bir hesap yapacak olacaksak; tek kişilik f-16clerde 183 adet koltuk bulunuyor. barış zamanı f-16c filosu için 275 pilot gerekir. savaş zamanında ise 457 pilot gerekiyor. çift kişilik f-16d'lerde toplam 2x57=114 koltuk bulunuyor. barış zamanı f-16d filosunu icra etmek için 171 pilot gerekmekte. savaş zamanında ise 285 pilot gerekiyor. f-4e terminatör filosunda da 2x30=60 koltuk bulunuyor. barış zamanı için 90 pilot, savaş zamanı için 150 pilot gerekiyor

toplamda türk hvkk'nın barış zamanı 479 pilota ihtiyacı gerekiyor. savaş zamanı ise 892 pilota ihtiyacı mevcut.

muharip olarak 15 temmuz sonrası yaklaşık 200 muharip pilotumuzu olduğunu hesaba katarsak, yaklaşık 50 kişi gönüllü olarak geri döndü. 200 civarı pilot zed kapsamında döndü. 2018,2019,2020 ve 2021 yıllarında yaklaşık 250 civarında genç teğmen 2ci ana jet üssünde pilotaj eğitimi alarak filolara geçti. 75 adet de çeşitli sınıflardan kuvvet içinde pilotaj eğitimi alarak pilot brövesi alan mevcut. 

şu an yaklaşık 750 civarı pilotumuz mevcut. fakat öğretmen pilotlar, çeşitli proje subaylarını, ateşeleri vs katınca bir miktar düşüş gösterecektir. kısacası hvkk'nın barış ve normal operasyon zamanı görev icraasındaki pilot açığının çoğu kapatılmıştır. savaş zamanı pilot sayısına ulaşılması ise yaklaşık 2026-2027 yıllarını bulacaktır.

türkiye vs yunanistan

türk hava kuvvetleri'nin bölge ülkelerinin çoğuna olan avantajı, yüksek operasyon sayısı, eldeki çeşitli teknolojik ekipman ve güdümlü mühimmat kapasitesinden kaynaklanıyor. özellikle tsk'nın bütünleşik hava harp yeteneğine ortadoğu'da sadece israil'in rakip olabileceğini düşünüyorum. burada yunanistan'ın alımlar yapması elbette kendi hava kuvvetini güçlendirecek alımlar. fakat bunların arka planı da mevcut.

kısaca şurada önce kabiliyetleri karşılaştıralım:


yunan f-16 filosu

yunanistan, peace xenia ı projesi kapsamında yabancı askeri satışlar (fms) kanalı ile toplamda 40 adet f-16 block 30 savaş uçağı teslim aldı. 40 adet savaş uçağının 34’ü f-16c, 6’sı ise f-16d konfigürasyonundadır. yunan hava kuvvetleri, kasım 1988 tarihinde ilk f-16 uçağını teslim aldı.

1993 yılında yunanistan, peace xenia ıı projesi kapsamında fms kanalı ile toplamda 40 adet f-16 block 50 savaş uçağı siparişi verdi. sipariş kapsamındaki 40 adet f-16 block 50’nin; 32 adedi f-16c, 8 adedi ise f-16d konfigürasyonundaydı. peace xenia ii projesindeki ilk uçak, ilk uçuşunu 28 ocak 1997’de tamamladı. teslimatlar 1998 yılında tamamlandı. bu proje ile yunan hava kuvvetleri 24 adet an/aaq-14 hedefleme podu ve an/aaq-13 seyrüsefer (navigasyon) podu teslim almıştır. yine düşman hava savunmasının bastırılması (sead) görevleri için bu proje kapsamında agm-88 harm anti-radyasyon füzeleri satın alınmış ve 341. arrow (sead) filosu kurulmuştur.

türk hava kuvvetleri’nin peace onyx ii projesini 1995-1999 yılları içerisinde tamamlayarak toplamda 240 f-16 teslim alınmasından sonra, yunan hava kuvvetleri de modernizasyona girmeyen f-4 phantom ıı ve mirage f-1 savaş uçaklarının değiştirilmesi için 60 adet savaş uçağı ihalesi açtı. ihaleye boeing-mcdonnell douglas f-15, sukhoi su-27/30, lockheed martin f-16c / d block 50, dassault mirage 2000-5 ve eurofighter typhoon katıldı. yunanistan hava kuvvetleri esasen f-15’in kendileri için özel üretilen versiyonu olan f-15h’dan 60 adet almaya niyetlendi. fakat birim maliyetin yüksek olmasından ötürü 50’si kesin 10’u opsiyon olmak üzere toplam 60 adet f-16 block 52+ savaş uçağını 2000 yılında sipariş etti. 60 uçak, 2002 ve 2004 yılları arasında teslim edildi. 60 adet savaş uçağının 40 adedi f-16c, 20 adedi f-16d konfigürasyonundadır.

peace xenia ııı projesiyle birlikte yunan hava kuvvetleri daha uzun menzilli saldırı yeteneği kazanmış oldu. yunan hava kuvvetleri f-16 block 50’lerden sonra block 52+ ile yaklaşık %40’a varan bir menzil artışına sahip oldu. özellikle yunan hava kuvvetleri’nin tanker uçak eksikliği göz önüne alındığında bu alımın uzun menzilli saldırı kabiliyetinin eksikliğinin en azından büyük bir kısmını kapattığını söylemek mümkün. 

2000’li yılların ortasına girildiğinde, yunan hava kuvvetleri envanterindeki a-7 corsair uçaklarının değiştirilmesi gündeme gelmişti. bu uçakların yerine ilk olarak eurofighter alımı öne sürüldü ancak uçakların maliyetli oluşundan ve dönemin yunan ekonomisinin bu denli pahalı alımları kaldıramayacağından ötürü proje iptal edildi. 13 aralık 2005 tarihinde yunan hükümeti, 30’u kesin ve 10’u opsiyon olmak üzere toplamda 40 adet f-16 siparişi verdi. fakat 10 adet opsiyon işletilmediğinden toplam 30 adet f-16 block 52+ advanced tipinde uçak teslim alındı. proje kapsamında 20 adet f-16c ve 10 adet f-16d teslim alındı. uçaklar 2010 yılında teslim edildi.

f-16 block 52+ ile f-16 block 52+ advanced uçaklarının temel farkları, advanced block52+’ın link-16 iletişim sistemine, daha güçlü bir görev bilgisayarına ve keşif podu taşıma kabiliyetine sahip olmasıdır.

yunanistan yukarıda belirtildiği gibi toplamda 4 üretim programı ile 170 adet f-16 teslim aldı. özellikle 1996 yılındaki kardak krizinden sonra uçakların modernizasyon projeleri başladı ve filoların modernize edilmesi planlandı. fakat f-16 modernizasyon projeleri bütçeden ötürü geçtiğimiz yıllara kadar iptal edilmek zorunda kalındı.

ilk olarak peace xenia ı ve peace xenia ıı projeleri kapsamında alınan f-16 block 30 ve block 50’lerin modernizasyonu için lockheed martin firmasıyla iletişime geçildi. ccıp projesi kapsamında f-16 block 30 ve 50’ler mevcuttaki block 52+’lar ile aynı aviyoniklere sahip olunacak şekilde modernize edilmesi planlanıyordu. fakat yunan ekonomisinin 2005-2015 yıllarındaki darboğazından ötürü proje 2010 yılının başında iptal edildi.

mavi marmara olayından sonra türk-israil ilişkilerinin kopuşundan sonra, yunan-israil askeri ilişkileri giderek arttı. bu ilişkilerin tezahürü olarak f-16’ların israil ile modernizasyonu masaya yatırıldı. fakat bu proje de maliyetler ve dönemin yunan ekonomisinden ötürü iptal edildi. 2016 yılında ise girişimler abd nezdinde tekrar başladı ve resmi süreç 2017 yılında fms kanalı üzerinden başlatıldı. proje kapsamında peace xenia ııı ve peace xenia ıv projeleriyle alınan f-16 block 52+ ve f-16 block 52+ advanced savaş uçaklarının block 72 seviyesine yükseltilmesi için 20 aralık 2018 tarihinde sözleşme imzalandı. sözleşme kapsamına 84 adet f-16 block 72 standardına yükseltilmesi kararlaştırılmıştır.

modernizasyonun içeriğine kısaca bakılacak olursa, f-16 v modernizasyonunun en büyük farkı tabii ki de f-22 ve f-35’te kullanılan aesa radarlar baz alınarak geliştirilmiş northrop grumman üretimi an/apg-83 aesa radarı. uçaklar yeni link sistemleriyle auto-gcas sistemleri, yeni elektronik harp sistemleri, ırst podları, 3’üncü mfd ekran gibi birçok yeni teknolojiyle donatılacaklar.

lockheed martin resmi dokümanı : https://www.lockheedmartin.com/…-geece-exec-sum.pdf

f-16 filosu kısaca özet

f-16 block 52+ advanced: peace xenia ıv projesiyle 30 adet alındı 30 adet aktif. f-16 block 72 seviyesine modernizasyon yapılıyor.

f-16 block 52+: peace xenia ııı projesiyle 60 adet alındı. 54 adet aktif. f-16 block 72 seviyesine modernizasyon yapılıyor

f-16 block 50: peace xenia ıı projesiyle 40 adet alındı 38-39 adet aktif. f-16 block 52+'lardan sökülen parçalarla kısmı modernizasyon yapılması planlanıyor(proje onaylanmadı)

f-16 block 30: peace xenia ı projesiyle 40 adet alındı. 32 adet aktif.

f-4 filosu

amerika’dan “peace ıcarus” programı altında toplamda 121 adet f/rf-4e alınmıştır. yunan hava kuvvetleri ilk uçaklarını mart 1974’te teslim almıştır. toplamda 84 adet f-4e ve 37 adet rf-4 envantere girmiştir.

almanya’nın f-4’lerine uyguladığı ıce (ımproved combat effiency) modernizasyonunun başarısını gören yunanistan, 11 ağustos 1997 tarihinde alman dasa firması ve yunan havacılık uzay sanayi firması arasında ıce modernizasyonuna benzer bir modernizasyon paketi olan “peace ıcarus 2000” projesi imzalandı. 34 adet f-4e ve 12 adet rf-4e bu modernizasyona tabi tutuldu. modernizasyona tabi tutulan f-4e’lere; an/apg-65 radarı, gec-marconi hud, gps/ıns ve mfd’ler, aım-120 amraam atabilme kabilyeti gibi özellikler eklenmiştir. modernizasyon sonrası uçaklar, f-4e aup (avionics upgrade program) olarak adlandırılmıştır.

modernize edilmeyen f-4e’ler 2008 yılında, rf-4e’ler ise 5 mayıs 2017 tarihinde envanterden çıkarılmıştır. 25 adet civarı f-4e aup ise hala hizmettedir. rf-4 filosunun görevlerini, db-110 keşif podu yüklü f-16 block 52+’lar üstlendi.

bu uçakların günümüzde medyaya yansıyan f-35 alımıyla değişilmesi planlanıyor. loa mektubu abd'ye iletildi. 


mirage filosu

yunanistan talos projesi kapsamında 20.07.1985 tarihinde 40 adet mirage 2000 tipi savaş uçağını sipariş etti. sipariş kapsamında 36 adet mirage-2000 eg (tek kişilik) ve 4 adet mirage-2000 bg (çift kişilik) savaş uçağı sipariş edildi. uçaklar 1988 yılında teslim edilmeye başlandı. 2000’li yıllara gelindiğinde yunanistan, eurofighter projesi mali sebeplerle iptal olduğundan peace xenia ııı projesindeki f-16 siparişlerine ek olarak mirage filosunun da hem sayısal hem de kabiliyetini arttırmak için yeni projeler başlattı. bu projeler kapsamında fransa’ya 10 adet yeni mirage-2000-5 (mirage-2000 egm) siparişi verildi. elde bulunan mirage filosundan da 10 adet mirage 2000 eg ve 5 adet mirage 2000 bg’nin de mirage 2000-5 standartlarına çıkarılmasına karar verildi. modernizasyon kapsamında toplamda 90 adet scalp-eg seyir füzesi, 100 adet mıca füzesi, radarların thales rdy radarına modernizasyonu, ıcms mk-3 elektronik harp sistemi gibi eklemeler yapıldı. başlangıçta uçakların tıpkı mirage 2000 eg/bg’ler gibi am-39 exocet füzesi taşıması planlanıyordu fakat bu kabiliyet iptal edildi. bu proje 2007 yılında tamamlandı.


rafale filosu

yunanistan 12 eylül 2020 tarihinde 18 adet rafale tipi savaş uçağı aldığını açıkladı. uçakların 12 adeti fransa hava kuvvetleri’nden teslim alınacakken, 6 adedi yeni üretim olacak. ikinci el alınacak uçaklar ise f3r seviyesine modernize edilerek teslim edilecek. yunanistan başbakanı, ilk uçağın 2021 yılı sonunda teslim alacağını belirtti. sipariş sayısı şimdilik 24'e yükseltildi.
ilk uçaklar teslim aldı.

yunanların taktiklerine baktığımızda şunu görebiliyoruz

80-2000 arası çok iştahlı bir silahlanma politikası yürütüldü. fakat bu projeler çok verimsizdi. alınan kabiliyetli mühimmat sayısı, aviyonik sistem kabiliyeti, güdümlü mühimmat kabiliyeti çok az ve tamamen nato'ya bağlıydı. 91'de sovyetlerin dağılmasıyla birlikte ülke içindeki filo konuşlandırmalarından elde ettiği kabiliyetler de gidince yunan hvkknın karizması epey çizildi. bunların farkına varana kadar yunanistan ekonomik bir krizden yeni yeni çıkabildi. envanterlerine yeni yeni silah sistemlerini istemelerinin de bir tezahürü bu. örneğin f-16v filosuna (jassm, harpoon), rafale filosuna scalp-eg, meteor gibi mühimmatlar istemelerinin sebebi bu. çünkü 90'lar içi dolu ama mühimmat kabiliyeti düşük uçaklarıyla egede çok üzüldüler. ek olarak yunanistan'ın israil, mısır, abd gibi ülkelerle sürekli tatbikat yapma sebebi de bu. türkiye'nin elindeki anadolu kartalı gibi bir hava eğitim merkezine sahip olmak istiyorlar. türkiye'nin anadolu kartalında sahip olduğu atış sahası, yer planlama, icra, uçaklar arasındaki koordinasyon, red kuvvetlerin kabiliyeti (ehtes'de bulunan s-300, patriot, skyguard, sa-9, ve havelasnın simülatörleri vs) yunanistan'ın iniochos exercise cart curt diye bir şeyler uydurmaya çalışıyor ama anadolu kartalının kattığının 10da birini henüz oluşturamadılar.

türk hava kuvvetleri'nin ise öte yandan isr kabiliyeti çok ama çok fazla

envanterde c-160 milkar, c-160 gören uçakları envanterde mevcut. hava soj projesi yürütülüyor. envanterde iha sayısı 20, diğer kuvvetleri de hesaba katınca 100'leri geçiyor. ayrıca e-7t gibi geymmmmm çeynçırrrr bir platformu envanterde tutuyoruz. hemen oradan fırlayıp ama yunanlıların da erieye platformu var demeyin (kalbinizi kırarım). e-7t'nin çıkış gücü, tespit kapasitesi erieye'yi incitir. ayrıca erieye'yi kullanan kuvvetler brezilya, tayland, isveç, uae gibi second level hvkk'lar iken, e-7t platformunu avusturalya, ingiltere, güney kore gibi çok ama çok ağır abiler kullanıyor. 

türk hava kuvvetleri'nin öte yandan diğer bir kabiliyeti ise seyrüsefer ve hedefleme kabiliyeti. gece bombardıman kabiliyeti ayrı bir olay. öyle filmlerdeki gece görüş gözlüğü takıp vurulmuyor. ciddi elektronik ekipman, ciddi eğitim, tecrübe, kabiliyet gerektiriyor. yoksa gece hava harekatı kolay. yeni mezun olmuş teğmen bile gece hava harekatı yapar. fakat gece hava harekatını yüksek hassasiyetle yapmak zordur. açıklayalım

örneğin 2. dünya savaşında alman hava kuvvetleri gece harekat yapabilmek için bf-110 uçaklarını görsel modifiye etmişti, veya abd hava kuvvetleri p-61 black widow uçaklarını modifiye ederek kullanıyordu. ikinci dünya savaşında artık muharebelerin 24 saat esasına dönmesiyle, gece bombardıman uçakları da yoğun kullanılıyordu. fakat gece uçuşlarının temelde birkaç problemi mevcuttu. öncelikle gece yapılan hava bombardımanları gündüz yapılan bombardımanlara göre çok daha isabetsiz bombardımanlardı. gece aynı hedefi vurmak için atılan mühimmat sayısı gündüz harekatlarının neredeyse 4-5 katına yaklaşıyordu. ayrıca gece uçuş yapmak seyrüsefer açısından epey zordur. gece uçuşlarında, seyrüsefer eksikliği vb gibi sebeplerle bir çok ülke (türkiye'de buna dahil) 1940-1970 arası çok fazla kayıp vermiştir. fakat ilerleyen teknoloji bu durumları düzeltmiştir.

türk hava kuvvetleri'nin hassas hedefleme kabiliyeti ilk olarak f-4e ile oluşmuştur. türk hava kuvvetleri ise 1970'li yıllarda ilk kez f-102 ve f-4 savaş uçaklarıyla gelişmiş radarlara, aviyonik sistemlere sahip olmaya başladı. ayrıca peace diamond ı ve peace diamond ıı projeleriyle ilk defa envantere hedefleme podu girdi. f-4 uçaklarıyla birlikte envantere an/avq-23 pave spike eo podu envantere girdi. an/avq-23 podları eo pod tasarımına sahip olduğundan gece harekatlarında verimli bir şekilde kullanılamadılar.

hvkk'nın yüksek hassasiyetli ilk hedefleme podu ise lantırn sistemi oldu. lantirn sistemi (low altitude navigation and targeting ınfrared for night) kelimelerinin baş harflerinden gelmektedir. lantirn sistemi an/aaq-13 seyrüsefer podu ve an/aaq-14 hedefleme podundan oluşur.

1980'li yıllarda hassas seyrüsefer ve taaruz yeteneğinin abd tarafından kullanılması üzerine sistemi beğenen türkiye ilk f-16 projesi olan peace onyx i projesi kapsamında 40 adet an/aaq-13 seyrüsefer podu ve 40 adet an/aaq-14 hedefleme podu siparişi vermiştir. 40 adet seyrüsefer ve 20 adet hedefleme podu zamanında teslim edilmiş ama 20 adet hedefleme podunun tedariki ise abd'nin şu anki meşhur başkanı ve çevresi tarafından gecikmeye tabi tutulmuştur. sonunda türk hvkk bu podları da teslim almıştır.

yaklaşık 200 milyon dolarlık bu sipariş kapsamında ilk testler 1994 yılında başlamıştır. bandırmada konuşlu 1. taktik hava kuvvetine bağlı 161. kartal filo sistemin ilk kullanıcısı olmuştur. ikinci olarak sistemin 162. zıpkın filoya tedarik edilmesi düşünülse de 2. taktik hava kuvvetinde de gece seyrüsefer ve hassas taaruz görevlerini başarıyla icra edebilmesi için ve artan pkk tehdidine karşı gece kabiliyet artışı kazanmak için 181. filo teçhizatlandırılmıştır. teslimatlar 2001-2002 yılına kadar sürmüştür.

sistemin kabiliyetlerinin artması için f-16 pilotlarının eğitiminde güncellemeler yapılmış, envantere giren f-16 block 40 uçaklarında hud değişikliğine gidilmiştir. bu fotoğrafta gece hassas taaruza daha iyi kapasite sağlayan war hud bulunmaktadır:


bu fotoğrafta ise f-16 block 40 uçağının normal hud sistemi (wac) bulunmaktadır:


war hud daha geniş bir açıya sahiptir. bu geniş açının sebebi eğer pilot lantirn sisteminden gelen flır görüntüsünü hud sistemine yansıtmak isterse daha güzel ve kaliteli bir görüş sağlamasıdır. wac olarak adlandırılan sistem de lantirn sistemine uygundur fakat uzun uçuşlarda war hud kullanımı daha kolay ve iyidir. war hud sistemleri po ı uçaklarından f-16 block 40 uçaklarına entegredir. f-16 block 30 ve f-16 block 50'ler için wac hud kullanımı mevcuttur. ilerleyen yıllarda alınan 30 adet f-16 peace onyx ıv uçaklarının da tamamı geniş açılı war hud ile teslim alınmıştır. f-16 block 50+ uçakları burada bir miktar da tsk'nın deep strike kabiliyetini yansıtmaktadır.

türkiye bu sistemlerin tedarikiyle abd'den sonra sistemi kullanan ikinci nato ülkesi olurken, dünya çapında ise f-16'larda üçüncü hassas taaruz kapasitesine sahip ülke olmuştur. bu kabiliyetin daha da artması için hem hazır alım ve hem milil projeler yürütülmeye başlanılmıştır.

öncelikle terminatör projesi kapsamında modernize edeilen 54 adet f-4e terminatör uçakları için litening ve lantırn sistemlerinin tedariki düşünülmüştür. fakat yaşanan siyasi ve ekonomik problemlerden ötürü litening tedariki yapılamamıştır. (aslında başlangıçta tedarik planlanmıştı fakat uluslarası ihale açıldığında bize kılçık yapıldı. aynı sistem yunan f-4e auplerine satılırken, bizim f-4e terminatörlere gelmedi). bunun yerine aselpod projesi başlatıldı.

bu yıllarda devam eden f-16 peace onyx ıv projesindeki uçaklar için ise daha gelişmiş bir sistem olan sniper xr seyrüsefer ve hedefleme sistem bütünü tedariki yapılmıştır. toplamda 30 adet an/aaq-33 sniper xr hedefleme podu, 30 adet an/aaq-13 lantırn er seyrüsefer podu envantere girmiştir. sniper xr sistemi tedarik edilen bu podlar için peace onyx ııı projesi kapsamında modernize edilen f-16 block 40m ve f-16 block 50m uçaklarına da sertifiye edilmiştir yaklaşık 240 f-16 uçuran türk hava kuvvetleri'nin yaklaşık 200'ün üzerinde f-16'sı gece harekat yapabilme kapasitesine kavuşmuştur.

burada türk hava kuvvetlerine bağlı f-16d block 50+ tipindeki bir savaş uçağının gece hassas seyrüsefer yeteneğini görebilirsiniz:


envanterdeki gece hedefleme pod sayısının artması için milli proje olarak ise aselpod başlatılmıştır. aselpod projesi 2005 yılında başlamıştır. sistemin geliştirme aşaması ise 2010'lu yıllara kadar sürmüştür. sistem 2010 yılında f-4e terminatör uçaklarında denenmeye başlamıştır. f-16 ve cn-235 uçaklarında ise ilerleyen yıllarda uçuş testleri yapılmıştır. sistem ilk başarısını ise 2016 yılında göstermiş, aselpod'un bulduğu hedef gbu-10 tipi lazer mühimmatla vurulmuştur.

lockheed martin ve aselsan aynı yıl f-16 poiii ve poiv uçaklarına da sertifikasyon için almıştır. 2017 yılında ise sistem pakistan hava kuvvetleri'nde denenmiş, jf-17 uçakları için beğenilmiş ve pakistan tarafından sipariş edilmiştir. sistem 2018 yılında ise türk hava kuvvetleri envanterine girmiştir. 2020 ve 2021 yıllarında ssb başkanı ismail demir tarafından yapılan açıklamalarda siparişlerin türk hava kuvvetlerine devam ettiği bilgisi verilmiştir. tahmini 20 aselpod'un envanterde olduğu düşünülüyor.

bu tarz harekatlarının ve deep strike kabiliyetinin diğer bir kısmını ise güdümlü mühimmat ve füze envanteri oluşturur. çeşitli güdüm kitleriyle güçlenen mk tipi genel maksat bombaları ve seyir füzeleri türk hava kuvvetleri'nin hassas taaruz kapasitesini arttırıyor. türk hava kuvvetleri envanterinde ithal olarak gbu ve jdam tipi hassas mühimmatlar bulunmakta. bu güdüm kitleri abd tarafından üretilmekte. envanterde 80'li ve 90'lı yıllarda alınan yüklü miktarda gbu ve jdam mevcut.

mark 80 ailesi


jdam ailesi


gbu ailesi


gbu mühimmatının yerli mudailini aselsan'ın ürettiği lgk güdüm kiti sağlamakta.
lgk, 500 lb sınıfındaki mk-82 ve 2,000 lb sınıfındaki mk-84 bombalarını maliyet etkin ve yüksek güvenilir akıllı mühimmata dönüştüren lazer güdüm kitidir. jdam sisteminin bir benzerini ise tübitak sage'nin geliştirdiği hgk sistemi oluşturuyor. hgk-84, mevcut 2000 lb’lik mk-84 genel maksat bombalarını ve nüfuz edici bombaları ans/kks güdüm sistemi ile akıllı ve hassas vuruş kabiliyetine sahip mühimmata çeviren sahip güdüm kitidir.


envanterdeki itkisiz seyir füzelerini ise jsow ve kgk mühimmatları oluşturmaktadır.

türkiye’de peace onyx ııı projesiyle birlikte f-16’ları modernize ederken bu tarz yüksek menzilli mühimmat istemiş ve agm-154a jsow’dan 50 adet, agm-154c jsow’dan 54 adet teslim almıştır. sistemin yerli muadili ise kgk sistemidir. kgk, mevcut 1000 lb’lik mk83 ve 500 lb’lik mk82 genel maksat bombalarını havadan karaya uzun menzillik akıllı mühimmatlara çeviren kanatlı bir güdüm kitidir. 100 kmden yüksek menzile sahiptir.

türk hava kuvvetlerinin seyir füzesi envanterini ise popeye, slam-er ve som füzesi oluşturur.

popeye füzesi f-4e terminatör projesi kapsamında f-4e uçaklarının deep strike kabiliyetlerinin arttırılması için israil’den 46+54 olmak üzere toplamda 100 adet popeye ı füzesi almıştır. 3000 lb ağırlığa sahip bu füzeler f-4 terminatör uçaklarında kullanılmaktadır. raf ömrü azalan füzelerin çoğu som füzeleriyle değiştirilmiştir. yaklaşık olarak 90-100 km menzile sahiptir.

agm-84 slam-er füzeleri ise harpoon füzesi temel alınarak geliştirilen bir seyir füzesidir. 270 km menzile, 800 lb savaş başlığına sahiptir. saatte 0.7 mach hızla uçabilir. türkiye peace onyx ııı projesi kapsamında bu füzelerden envantere katmak istemiş, 2010’lu yıllarda sertifikasyon süreçleri için abd ile çalışmalar yapılmıştır. 2017-2018 yıllarında 48 adet agm-84k slam-er tipi füzeler envantere girmiştir. eğitim mühimmatı olarak catm-84 slam-er füzesi doğu akdenizde geçen yıl artan gerilimde agm-84 füzesinin eğitim mühimmatı versiyonuyla yunanistan'a ciddi bir mesaj verilmişti. keza sistemin yerli muadili olan som-c1 / c2'nin geliştirmesi ise henüz sürüyor. som-c1 ve som- c2 füzeleri ise ssb ve roketsan/tübitak sage tarafından ekim 2018'de geliştirilmeye başlanmıştır. som-c1 ve som-c2 füzelerinin meteksan savunmanın ürettiği kement tdl taktik veri bağı sistemi'ni kullanması planlanmakta.

envanterdeki diğer bir seyir füzesi olan som a - b1- b2 için ise şöyle bir yazı yazmıştım, onu okuyabilirsiniz:


ek olarak agm-65 mühimmatının gece kullanılabilen versiyonları mevcuttur. ileride kuzgun sistemiyle değiştirilmesi planlanmaktadır.