Türkiye'nin Yoksulluk Sorunu ve Gelir Adaletsizliğine Dair Fikir Edindiren Bir Veri Analizi

Ülkemizde yoksulluk ne seviyede? Tam olarak ne boyutlara vardığını bilemeyeceğimiz yoksulluk hakkında gerçekleri ortaya koyan bir analiz.
Türkiye'nin Yoksulluk Sorunu ve Gelir Adaletsizliğine Dair Fikir Edindiren Bir Veri Analizi
Denizli, 7 Kasım 2015 / Fotoğraf: iStock

bu yazı ne içermektedir?

yıllara göre yoksulluk sınırı, dünya yoksulluk sınırı, tüik verilerine göre gelir dağılımı eşitsizlikleri, türkiye'de asgari ücretle çalışan kişi sayısı, devletin son yıllarda gıda, barınma, yakacak yardımları, hanehalklarının tüketim tercihleri, sosyal devlet adı altında yapılan yardımlar devlet yardımları mı yoksa hükümetin oy kaygısıyla yaptığı yardımlar mı? gibi benzeri konuları içermektedir. bunlara ek olarak, daha akılda kalması amacıyla istatistikler ayrıca grafiklerle gösterilecektir.

neyi amaçlamaktadır?

türkiye'nin herkesçe bilinen yoksulluk sorununa ve gelir adaletsizliğine rakamlarla farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

yazı uzun olacaktır. aşağıda yazıyı özetler nitelikte tüik raporu bulunmaktadır.

http://tuik.gov.tr/prehaberbultenleri.do?id=27823

çevremizde mavi yakalı, beyaz yakalı, öğrenci, esnaf vs neredeyse her meslek grubundan insan var. hepimiz çok yoruluyoruz. günlük hayatın koşuşturması içerisinde etrafımızda olan bitenleri sadece gazetelerden, haber sitelerinden ve sosyal medyadan öğreniyoruz. medyanın ve sosyal medyanın hali ortadayken çoğu yazar, muhabir vs. bu tür konulara değinmiyor. değinen insanlar ise belli bir kitleye ulaşabiliyor. ben dahil olmak üzere hepimize soruyorum, günlük hayatın koşuşturmasında kaçımızın aklına türkiye'nin yoksulluk sorunu aklına geliyor? ben bunu eleştirmek için demiyorum. bu tür konular o koşuşturmanın içinde kesinlikle benim aklıma gelmiyor.

giriş: yoksulluk nedir?

tüik'in tanımına göre; insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamaması durumudur.

türk dil kurumu'na göre yoksulluk sınırı ise, bir ülkede insanların yoksul tanımı içerisine girmesine yol açan gelir düzeyi. yani yeterli hayat standardında yaşayabilmek için gerekli olan minimum gelir miktarıdır.

yoksulluk sınırı dünyada 2015'de $1.90'a revize edildi. $1.90 altında yaşayan insanlar "aşırı yoksul" (extreme poverty) olarak kabul ediliyor. $1.90, kişinin bir günde yaptığı tüketimin parasal karşılığıdır (bu tanım çok önemli).

aşağıdaki görselden, tüm ülkelerin 2017 yılındaki $1.90 altında yaşayan insanların ülke nüfusundaki payını görebilirsiniz.

türkiye'de bu oran 2016 yılında %0.2 olarak belirtilmiş.


1977-2017 arasındaki değerlere bakmak için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

kaynak: https://ourworldindata.org/…ving-in-extreme-poverty

yoksulluğu daha iyi anlamak için dünyanın en fakir 50 ülkesi içerisinde bulunan tanzanya'nın anlatıldığı darwin's nightmare belgeselini izleyebilirsiniz.

kişi başına düşen milli gelir, tam olarak ülkelerin refah seviyesini gösteren bir gösterge değildir fakat bize ülkenin parasal durumu hakkında fikir verebilir.

sol taraf dünyanın en yüksek kişi başı milli gelirine sahip 25 ülkeyi gösterirken, sağ taraf kişi başına düşen milli geliri en az olan 25 ülkeyi göstermektedir.


1. sırada $120.000 ile lüksemburg yer alırken $246 ile güney sudan 191. sırada yer almaktadır. türkiye 191 ülke içerisinde $11,114 ile 68. sırada yer almaktadır. bu 191 ülkeye suriye ve somali dahil değildir. 191 ülkenin dünya ortalaması ise $11,727'dır.

bu veriler uluslararası para fonu'na aittir ve aşağıdaki sitede yer almaktadır.

kaynak: http://statisticstimes.com/…rojected-gdp-capita.php

günlük tüketim harcaması $1.90 olup yani "aşırı yoksul" olan insanların 1820-2015 arası dünya nüfusundaki yeri aşağıdaki görselde gösterilmektedir. 2015 yılında 7.35 milyar nüfusa sahip dünyada, 705.55 milyon insan aşırı yoksulluk içinde yaşamaktadır.


daha ayrıntılı incelemek ve kaynak için: https://ourworldindata.org/…xtreme-poverty-absolute

açıkçası bu konuda çok sık eleştirilen küreselleşmeden sonra yani 1990'lı yıllardan itibaren aşırı yoksul insan sayısında düşüş gözlemlenmiştir.

günlük $5.50 tüketim harcaması bulunan insan sayısının 1987-2016 yılları arasında türkiye nüfusundaki payı aşağıdaki görselde gösterilmiştir. 1987'de bu oran %11.1, 2016 yılında ise bu oran %2.5'tur. %12.8 ile 2003 yılında en yüksek seviyeyi görmüştür.


dünyada bu oran 1987 yılında %41.5, 2015 yılında ise bu oran %20.9 olmuştur. 1990'lı yıllardan itibaren bu yoksulluk oranı düşmeye başlamıştır. 1990 sonrası olan düşüşü, küreselleşmeyle hızlanan sermaye hareketleri sonucunda çin ve hindistan gibi devasa nüfusa sahip ülkelerin gelirinin artmasına bağlıyorum. 1990 sonrası hindistan'ın kişi başına düşen milli geliri neredeyse 5 katına çıkarken, çin ise $317'dan $8827 kadar çıkmıştır.

kaynak: https://data.worldbank.org/…pcap.cd?locations=cn-in

türkiye'nin dünya ile karşılaştırılmasına aşağıdaki görselden bakabilirsiniz.

kaynak: https://data.worldbank.org/…rt&year_high_desc=false

2013 yılında afrika'da, nijerya'da 86 milyon, kongo'da 55.1 milyon, tanzanya'da 22 milyon, asya'da, hindistan'da 218 milyon, çin'de 25.1 milyon kişinin günlük tüketim harcaması $1.90'ın altındaydı.

$1.90 ve altı tüketim harcaması yapan insanların 2013 yılında göre ülkelerdeki sayısına aşağıdaki görselden bakabilirsiniz.


dünyayı inceleyip kafamızda bir şekil oluşturduğumuza göre türkiye'nin yoksulluk rakamlarını incelemeye başlayabiliriz

türkiye 2018 yılı itibariyle 80 milyon 810 bin 525 nüfusa sahiptir.

tüik, world bank'den farklı olarak üç harcama grubuna ayırmış. bunlar; $1, $2.15 ve $4.3.

2002 yılından itibaren bu yoksulluk oranlarının her birinde hızlı bir şekilde düşüş olmuş. bu aslında iyi bir şey gibi görünüyor fakat bu rakamlar bizlere aslında ülkenin çok pahalılaştığını ve ihtiyaçlarımızın daha fazla arttığını gösteriyor. hindistan ve çin'de yaşanan sürecin aynısı yaşanmış ve bunun sonucunda günlük $4.3 dolarla geçinebilen insan çok fazla kalmamış. 2002 yılında günlük $4.3 geçinen insan sayısı nüfusun %30.30 oluştururken bugün %1.58'i oluşturuyor. şu şartlarda günlük neredeyse 20 lirayla türkiye'de yaşamak fazlasıyla zor.

kaynak: tüik

tüik verilerine göre türkiye'nin 2006 ve 2017 arasında yoksulluk açığı, yoksulluk oranı, yoksulluk sayısı ve yoksulluk sınırını göreceksiniz.

yoksulluk açığı: yoksulluğun derecesi hakkında bilgi verir. yoksulluk açığının 100'e yaklaşması, yoksulluğun derecesinin çok fazla olduğunu, küçülmesi ise yoksulluk risk derecelerinin daha az olduğunu ifade etmektedir.

önce medyan gelirin tüik'e göre tanımını yapalım.

medyan gelir: gelirler küçükten büyüğe sıralandığında ortaya düşen değer medyan geliri ifade etmektedir.

eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre hesaplanan yoksul sayıları, yoksulluk oranı ve yoksulluk açığı medyan gelirin % 40’ı, medyan gelirin % 50’si, medyan gelirin % 60’ı, medyan gelirin % 70’i şeklinde gruplandırılır.

eşdeğer kişi başına tüketim harcaması medyan değerinin %50'si yoksulluk sınırı olarak tanımlanmaktadır.

biz %50'ye değineceğiz.

%50'de;

yoksulluk sınırı 2006'dan 2017'ye kadar olan sürede tam %237 artmış. 2017 yılında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 7944 tl.

2006 yılından 2017 yılına kadar yoksulluk rakamı 12 milyondan 10 milyona düşmüştür.

yoksulluk oranı 18.6'dan 13.5 a düşmüştür.

yukarıda konuştuğumuz yoksulluk açığı ise 29'dan 20'ye düşmüştür.

kaynak: tüik


yukarıdaki rakamları anlamadıysanız şimdi onları daha basitleştirip çok daha genel konuşalım

tüik hanehalklarını gelir seviyesine göre beşe bölmüştür. ilk %20, en az kazananlar son %20, ise en çok kazananlar kapsamaktadır.

aşağıdaki verilerde çok çarpıcı rakamlar var. son beş senenin rakamlarını görselden bulabilirsiniz. biz 2017'yi ele alalım;

bahsettiğimiz ilk %20'lik grupta yer alan hanehalklarının yıllık geliri 6779 lira. yani bu ülkenin %6.3'ü 564 lira aylık gelirle geçinmeye çalışıyorlar. en çok kazanan son %20'nin yıllık geliri 51.127 lira. bu da aylık 4260 liraya denk geliyor. geri kalan %20'ye ve geçmiş yıllara bakmak için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

kaynak: tüik

eğer yukarıdaki bilgi size bir fikir vermediyse aşağıdaki habere göz atabilirsiniz.

"çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı, bu ay içinde 2018 yılı artışı belli olacak olan ve milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücretin, fotoğrafını çekti. bakanlığın tespitlerine göre, türkiye’de çalışanların yüzde 40.3’ü, bir başka deyişle 5.8 milyon kişi, asgari ücretle çalışıyor. çalışanların yüzde 42.7’si ise asgari ücretin iki katına kadar maaş alıyor. buna göre çalışanların yüzde 83’ü (12 milyon kişi), 1404 ile 2 bin 808 tl arasında değişen ücretlerle çalışıyor. halen türkiye’deki çalışan sayısı, stajyer ve kursiyerler dışarıda bırakıldığında, 14 milyon 547 bin 574 kişi düzeyinde bulunuyor."

kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/…asgari-ucretli-40680624

açıkçası yukarıdaki haberden sonra türkiye'deki yoksulluk sınırını göz önünde bulundurduğumuzda türkiye'de geçinmenin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz.

şimdi gini katsayısı ve p80/p20 oranına bakalım

gini katsayısı nedir?

kişisel gelir dağılımını ölçmek için kullanılır. 0 ve 1 arasında bir değer alır. bu değer "0" ise gelir adeletli dağıtılmış, bu değer "1" ise toplumdaki gelirleri sadece bir kişi almış demektir.

yüzde paylar analizi (p80/p20) nedir?

yukarıda bahsettiğimiz %20'lik paylarla ilgilidir bu. son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay/ ilk yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay” formülüyle hesaplanır. geliri daha yüksek olan son yüzde 20’lik grubun, geliri düşük olan ilk yüzde 20’lik gruba göre toplam gelirden kaç kat daha fazla pay aldığını göstermektedir.

şimdi gini katsayısına bir bakalım,

gini katsayısı 2017 yılında türkiye'de 0.405'dir.

diğer yıllarla mukayese edildiğinde gelir adaletsizliğinde son 11 senedir, pek bir gelişme kaydedilmemiştir.

p80/p20 oranı, son 11 senede 9.6'dan 7.5'e düşmüştür.

geliri daha yüksek olan son yüzde 20’lik grubun, geliri düşük olan ilk yüzde 20’lik gruba göre toplam gelirden "7.5" kat daha fazla pay aldığını görüyoruz.

diğer yıllara bakmak için:

kaynak: tüik

eğer kafamızda bir şey canlanmadıysa diğer ülkelerin 2009 yılı (küresel krizin hissedildiği yıl) ve 2017 yılı gini katsayılarını öğrenmek için aşağıdaki görsellerden ve linklerden yararlanabilirsiniz. türkiye'nin bu konuda daha çok ilerlemesi gerektiğini anlayacaksınız.

2009 yılı dünya geneli gini katsayısına bakmak için aşağıdaki görsele bakabilirsiniz

kaynak: http://www.geocurrents.info/…d-the-gini-coefficient

2017'de dünya geneli gini katsayısına bakmak için aşağıdaki görsele bakabilirsiniz,

kaynak: https://data.oecd.org/…uality/income-inequality.htm

türkiye'nin yoksul sayısını, hanehalkların ortalama yıllık gelirlerini biliyoruz.

peki bu insanlar gelirlerini en çok neye harcıyor gelin ona bakalım

türkiye'de hanehalkları bütçesinin %24.7'sini konut ve kiraya, %19.7'sini gıda ve alkolsüz içeceklere, %18.7'sini ise ulaştırmaya harcıyor. daha fazla ayrıntı için aşağıdaki görsele bakabilirsiniz.

konut demişken, 2017'de türkiye'de nüfusun %59,1’i kendilerine ait bir konutta otururken, %40,8’i konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, %36,6’sı sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve %22,9'u trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı.

nüfusun, %69,2’si konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu, %60,8'i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını karşılayamadığını ve %13,4'ü konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini beyan etti.

kaynak: tüik

kaynak: tüik

abd hanehalkı bütçesinin %6.4'ünü gıdaya ayırırken, türkiye hanehalkı %21.7'sini ayırıyor. abd hanehalkı bütçesinin %21.7'sini sağlık harcamalarını ayırırken türkiye'de bu %2.1'e eşit.

türkiye'yi diğer ülkelerle karşılaştırmak için aşağıdaki görsele bakabilirsiniz:

hanehalklarının harcamaları demişken, maddi yoksunluk oranı %28,7 oldu.

finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, kira, konut kredisi, borç ödemeleri, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek ve evin ısınma ihtiyacının ekonomik olarak karşılanamama durumu ile ilgili hanehalklarının algılarını yansıtmaktadır.

yukarıda belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2016 yılında %32,9 iken 2017 yılında 4,2 puan düşerek %28,7 olarak gerçekleşti.

kaynak: tüik


şimdi az çok bir şeyler öğrendik, peki devlet yoksullara yardım ediyor mu gelin o rakamlara bakalım

ilk olarak devletin yoksullara yardım etme fikri turgut özal tarafından atılmış. bu fikri ona semra özal'ın verdiği söyleniyor. bir fon kurulmuş. bu fonun adı fak fuk fonu yani fakir fukara fonudur.


proje çok güzel bir fikir olsa da, zamanla hükümetlerin oy kaygılarından dolayı onların maşası haline gelmiştir çünkü neredeyse her il ve ilçede şubesi olduğundan dolayı birçok yoksul insana ulaşabilmeyi sağlamış. bunun yanında adı yıllardır yolsuzluklara ve usulsüz harcamalar için geçiyor.

1999 yılına ait bir haber: https://www.yenisafak.com/…zengini-besliyor-2657944

bir diğer haber: https://www.yenisafak.com/…fon-arpalik-oldu-2658021

yine günümüzde aktif olarak kullanılan bu fon 2011 yılında yapılan bir yasa değişikliği ile aile ve sosyal politikalar bakanlığı'na sosyal yardımlaşma ve dayanışma genel müdürlüğü adını almıştır.

1999 yılında olduğu gibi yine yakın zamanlarda adı yolsuzluklara karışmıştır.

"2008’den 22 haziran 2011’e kadar bankalardan sağlanan promosyon gelirlerinin, önemli bir bölümü ise “temsil, ağırlama, yemek, kozmetik, kuruyemiş, kira, şoför, çiçek, temizlik, danışmanlık, mobilya, dekorasyon, akaryakıt, araç bakımı, beyaz eşya, kırtasiye, kuaför malzemesi, yazılım, medya takip hizmeti’ gibi gider kalemleri için harcandı. faturalar arasında 9 lira 90 kuruşluk market ve 13 lira 50 kuruşluk pastane harcamasından, 31 bin liralık mobilya ve 206 bin liralık bilgisayar harcamasına varana kadar yüzlerce kalemlik gider yer aldı."

kaynak: https://www.sozcu.com.tr/…afakasini-yemisler-45552/

şimdi bunları bir kenara bırakalım. bu haberlerden sonra karar sizin!

şimdi aile ve sosyal politikalar bakanlığının 2006-2016 yılları arasında (gıda, yakacak, barınma) yaptığı yardımları faaliyet raporlarında inceleyelim

incelerken seçim tarihlerindeki artışları lütfen göz önünde bulundurunuz. yıllardır tartışılan makarna, kömür polemiğini adeta cevaplar nitelikte. özellikle seçim zamanları hane sayısının ve kaynakların artmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. buna ek olarak kömürler belli kişilere dağıtılıyor eleştirisinin haklı bir gerekçe olduğunu anlayabiliriz. sayısı neredeyse yıllardır değişmemiş.

bu aslında yıllardır en çok zarar eden kamu kurumu olan kömür işletmelerinin neden çok zarar ettiğinin açıklamasıdır çünkü aile ve sosyal politikalar bakanlığı bu kömürleri devlet kömür işletmeleri'nden almaktadır.

kömür işletmeleri zararı kaynak: http://www.milliyet.com.tr/…tay/2219145/default.htm

peki aşırı derecede zarar eden kömür işletmelerinin neden rödovans usulüyle işletilmesine karar verildi? kim neden zarar eden bir işletmeyi alıp bir süre işletmek ister? insan düşünmeden edemiyor. devlet alım garantisi verip bu işletmeleri bir süreliğini özelleştirip bu kömür madenlerini kime veriyor? kömür madenleri devletin mi yoksa hükümetlerin oy kaygılarından dolayı kullandıkları bir koz mu? karar sizin, ben daha fazla yorum yapmak istemiyorum.

devletin son 8 senede yaptığı gıda, yakacak ve barınma yardımlarına aşağıdaki görselden bakabilirsiniz.

kaynak: 2006-2016 faaliyet raporları-aile ve sosyal politikalar bakanlığı

not: 2017 ve 2015 faaliyet raporlarına ulaşılamadı.

buna ek olarak 2016 faaliyet raporu hakkında bir haber için;

"aile bakanlığı, 2016 faaliyet raporu'nu yayımladı; '81 ilde mevlit okutma' hariç hiçbir hedefe ulaşılamadı!"

kaynak: https://t24.com.tr/…icbir-hedefe-ulasilamadi,393975


sonuç

türkiye'de açlık sınırı tl bazında sürekli artarak tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. türkiye'de yoksul sayısı bir süre azalsa da son 3 yıldır sabit durmaktadır. ülkede 15 milyona yakın kişi aylık 500-1000 tl arasında geçiniyor. (%20'lik paylara tekrar bakınız), türkiye’de çalışanların yüzde 40.3’ü, bir başka deyişle 5.8 milyon kişi, asgari ücretle çalışıyor. çalışanların yüzde 42.7’si ise asgari ücretin iki katına kadar maaş alıyor. buna göre çalışanların yüzde 83’ü (12 milyon kişi), 1404 ile 2 bin 808 tl arasında değişen ücretlerle çalışıyor. rakamlardan anladığımız kadarıyla, yıllardır eleştirilen fakir fukara fonları sosyal devlet anlayışı adı altında kurulduğundan beridir hükümetlerin bir oy kazanma aracı haline gelmiştir. bu kadar inşaat yapılmasına rağmen insanlar hala iyi konutlarda oturamıyor ve diğer ülke insanlarına göre gıdaya daha fazla para harcarken, sağlığa çok daha az para harcıyor. rakamlar gösteriyor ki türkiye yıllardır gelir eşitsizliğinde bir gelişme elde edemiyor.

dünyadaki yoksulluk hakkında çok daha fazla ayrıntı için: https://ourworldindata.org/extreme-poverty

en yoksul %20 hakkında daha fazla ayrıntı isteyenler için makale:

türkiye’de en yoksul % 20’nin yoksulluk profili, gelir dağılımı ve tüketim harcaması / yrd. doç. dr. tolga kabaş çukurova üniversitesi, i.i.b.f:

http://dergipark.gov.tr/…ownload/article-file/50597

Tek Kelimeyle Duygulara Tercüman Olabilen Almancanın 10 Harika Kelimesi

Türkiye'de Muazzam Paraların Gömüldüğü İnşaat Sektörünün 15 Yıllık Detaylı Analizi