Uğur Mumcu'nun 1984 BBC Türkçe Yayını ve Diğer Mecralarda Söylediği İleri Görüşlü Şeyler

28 yıl önce bugün Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu öldürülen efsane gazetecinin düşündürücü sözleri, kendisinin değerini bir kez daha kanıtlıyor.

uğur mumcu'yu, kaleminin kana düşüşünün 28. yılında sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz.

kendi ağızından "uğur mumcu kimdir?"in cevabını yine kendisinin verdiği, 1984 tarihinde bbc türkçe radyosu'nda yayınlanan pek bilinmeyen bir podcast'i olan, ileri görüşlü, vatan sever, katledilen gerçek bir gazeteci. bazı söylemleri çok düşündürücüdür...

"cemaatlere, tarikatlara giren çocuklar 30 sene sonra general olacak ve cumhuriyete karşı ayaklanacaklar."

"gerçekte vicdan özgürlüğü, gerçekte demokrasi laik toplumda meydana gelir. çünkü anti-laik toplumda dince kutsal sayılan kavramlar, siyasal amaçlar için her gün sömürülür. ya da türkiye'de olduğu gibi arap sermayesi tarafından türkiye'de kurulan banka sistemlerinde olduğu gibi mali çıkarlar açısından sömürülür. bu bir sömürüdür. mustafa kemal de dinin gerçek yerine oturtulması, allah ile kul arasında bir kutsal duygu olarak korunması amacıyla laikliği getirmiştir. ingiliz emperyalizminin, arap kapitülasyonunun aracı olmaması ve siyasi sömürü aracı olmaması için."

"milliyetçilik, 'vatan, millet, sakarya, kan, ırk, bayrak' edebiyatı mıdır, yoksa ulusun çıkarlarını, onurunu herkese karşı savunmak; yani tam bağımsızlık mıdır? ülkenin onuru ayaklar altında çiğnenirken, 'vatan, millet, bayrak' edebiyatını yani milliyetçiliği sadece kitleleri uyutmak, kandırmak için kullanıp aslında bütün bu değerleri salt kendi siyasal ya da bireysel-sınıfsal çıkarları için kullanmak milliyetçilikse, bunun karşıtı nedir?"

"biz siyaset bakımından karşıtlarımıza özgürlük tanımazsak birer gizli faşistiz demektir."

" unutanlar için!... kürt'ü türk'e, türk'ü kürt'e, ermeni'yi türk'e, türk'ü ermeni'ye, alevi'yi sünni'ye, sünni'yi alevi'ye, düşman eden emperyalizm ve emperyalizmin çıkarlarıdır, dün öyleydi, bugün de böyle. bu ülkenin hiçbir zaman 'c' planı olmadı, bu ülkede her zaman abd planları devreye sokuldu."

"insanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludurlar."

"kimi ölüler bize ne kadar yakın. yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü."

"hürriyet, iktidarların yaptıklarına muhalefet etme cesaretidir."

"20 yüzyılda türk milliyetçiliği, türk halkının alın terini yabancı çıkarlara karşı korumak demektir. geri kalan boş laf, kuru gürültüdür, kendimizi kandırmayalım."

"iç başarısızlıklar dış tehlike varsayımları ile unutturulmak istenir."

"muhafazakârlık, "muhafaza" ve "kâr" hecelerinden oluşuyordu..."

"koyunlar için değişen bir şey yoktu, nasıl olsa, bu düzende de bir başka düzende de kendi ayaklarından asılacaklardı, ne değişirdi ki?"

"bir kişiye yapılan haksızlığı her insan yüreğinde ve bilincinde duymalıdır bütün ağırlığınca. bu sorumluluk bilinci kurulmamışsa, her yeni haksızlık bir kader gibi benimsenir bütün toplumda. oysa ne yoksulluk, ne de haksızlık kader değildir. yoksulluğun ve haksızlığın nedenleri vardır."

"özgürlüklerin kısıldığı bir toplumda, insanlar, bir maskeli balodaymış gibi, kimlerle beraber olduğunu bile bilmiyor. ışıklar açıldıkça, maskeler çıkıyor, ve herkes gerçek yüzleriyle tanınıyor..."

"bir ulus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğilimde ise, o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur."

"türkiye geri kalmış değil, geri bırakılmış bir ülkedir."

"yıllardır türkiye’yi yönetenler kendilerince bir “resmi” devlet görüşü saptamışlardır. bu görüş, özgürlüklerle değil, yasaklarla oluşturulmuştur. üç-beş yazar, beş on öğrenci ve işçi cezaevine kapatılırsa, “milli bütünlük” sağlanmış olur."

"her haksızlığa karşı koyanlar, adaletsizliğe boyun eğmeyenler, başkalarının özgürlüğü için savaşanlar; kutlu olsun savaşınız."

programın kaydı burada