William Shakespeare Diye Biri Aslında Hiç Yaşamadı mı?

William Shakespeare, gerçekte yaşamış olup olmadığı tartışılan en güzide edebiyatçılardan biri. Neden mi?
William Shakespeare Diye Biri Aslında Hiç Yaşamadı mı?

gerçekte yaşamış olup olmadığı tartışılan en güzide edebiyatçılardan bir tanesi shakespeare. hakkında bazı deli maraş dondurmacılarının şeyh pir dediği bu adam gerçekte var olmuş muydu? huzurlarınızda, hem insan olarak hem de edebi olarak tüm zamanların en önemli insanlarından olan william shakespeare...

avon'un ozanı veya avon'un kuğusu lakaplarıyla da anılan william shakespeare, 26 nisan 1564'te stratford-upon-avon, warwickshire, ingiltere'de vaftiz edilmiştir ve 23 nisan 1616'da yine stratford-upon-avon'da ölmüştür. ingilizlerin milli şairi ve milli oyun yazarıdır. çoğu kişi tarafından tüm zamanların en büyük oyun yazarı olarak kabul edilir.

shakespeare, dünya edebiyatında eşsiz bir konuma sahiptir. homeros ve dante gibi şairler ve lev tolstoy ile charles dickens gibi romancılar, ulusal sınırlarının ötesine geçmişlerdi ancak hiçbir yazarın yaşantısı 16. yüzyılın sonlarında ve 17. yüzyılın başlarında edebiyat dünyasında hüküm sürmüş olan shakespeare ile karşılaştırılamaz. shakespeare'in küçük bir tiyatro repertuarı dahi, günümüzde daha önce hiç olmadığı kadar çok ve daha fazla ülkede sahneleniyor ve okunuyor. böylece, şair ve dramatist ben jonson'ın, shakespeare'in yalnızca bir çağın değil, tüm zamanların yazarı olduğu kehaneti gerçekleşmiştir.

büyüklüğünün tanımını denemek bile cüretkarca olabilir ancak tiyatrolarını izlemek veya eserlerini okumak, zihnimizi besleyecektir. zihnimize yerleşmesi için de hayali, dokunaklı ve neşeli vizyonları yaratmasını sağlayan tanrı vergisi lütuflarını tarif etmek o kadar da zor değildir. shakespeare büyük bir entelektüel dinamodur, algı ve şiir gücünün bir yazarıdır. diğer yazarlar da bu niteliklere sahipti ancak shakespeare ile keskin zihni, insana ve insanın tüm duygu ve çatışma alanlarına yoğunlaşmıştı. diğer yazarlar da aklın açıklıklarını bu şekilde uygulamışlardır ancak shakespeare kelimelerle ve imgelerle şaşırtıcı derecede zekice oynar; böylece zihinsel enerjisi, anlaşılır insan durumlarına uygulandığında, ikna edici ve yaratıcı bir şekilde uyarıcı, tam ve unutulmaz bir ifade bulur. bu da yetmezmiş gibi, yaratıcı enerjisinin içine girdiği sanat formu uzak ve çekingen değildi ancak insanların canlı sahne kimliğine bürünmelerini, sempati uyandırmayı ve vicdani katılımı davet etmeyi içeriyordu. böylece shakespeare’in eserleri, diğer dillere ve elizabeth ingilteresi’ninkinden uzak olan kültürlerce çevrilerek herkese hitap eder.

insan olarak shakespeare: hayatı

her ne kadar shakespeare hakkında elde edilebilen gerçek bilgi miktarı, yaşamındaki önemli bir bölümü için şaşırtıcı bir şekilde fazla olsa da, çoğu resmi belgelerden toplanmış olduğundan, hayal kırıklığı yaratmaktadır. vaftiz oluşu, evliliği, ölümü ve mezar tarihleri; vasiyetnameler, tasvipler, yasal işlemler ve mahkeme işleri, bunlar tozlu detaylardır. bununla birlikte, yazar olarak ona birçok çağdaş imalar vardır ve bunlar biyografik iskelete makul miktarda vücut ekler.

stratford'da erken yaşamı

warwickshire, stratford-upon-avon'daki kutsal trinity kilisesi'nin cemaat kaydı, 26 nisan 1564'te orada vaftiz edildiğini göstermektedir. doğum günü ise, geleneksel olarak 23 nisan'da kutlanır. babası john shakespeare, 1565'de borough kasabasında meclis üyesiydi ve 1568'de bailiff seçilmişti (belediye başkanına karşılık gelen pozisyon, stratford'a 1664'te bir tüzük verilmesinden önceki yönetim şekli.) baba shakespeare, çeşitli ticaretlerle uğraşıyordu ve refahlarında bazı dalgalanmalar yaşadılar. eşi, warwickshire, wilmcote'dan mary arden, eski bir aileden gelmekteydi ve bazı toprakların varisiydi. (16. yüzyılın biraz katı sosyal ayrımları göz önüne alındığında, bu evlilik john shakespeare'e sınıf yükseltmiş olmalı.)

stratford iyi kalitede bir gramer okuluna sahipti ve oradaki eğitim ücretsizdi, okul yöneticilerinin maaşları, ilçe tarafından ödenmekteydi. 16. yüzyılda okulda olan öğrencilerin listesi günümüze ulaşmadı fakat kasaba görevlisinin oğlunu oraya göndermediğini düşünmek saçma olurdu. çocukların eğitimi daha çok latince çalışmalardan oluşuyordu; dili iyi bir şekilde okumayı, yazmayı ve konuşmayı öğrenmek ve klasik tarihçilerin, ahlakçıların ve şairlerin bazılarını incelemek gibi.

okulda okuduysa da devamında shakespeare üniversiteye devam etmedi. bunun yerine, 18 yaşında evlendi. nerede ve ne zaman olduğu bilinmeyen ancak worcester'daki piskoposluk sicilinde bulunan 28 kasım 1582 tarihli sandells ve richardson adlı iki stratfordlu şahitle, bir piskopos yönetiminde, william shakespeare ve stratford'lu anne hathaway arasındaki evlilik kaydı vardır. (anne, 1623'te shakespeare'den yedi yıl sonra öldü. günümüzde çokça ziyaret edilen, stratford'a 3,2 km uzaklıktaki güzel bir çiftlik evinde yaşayan bir hathaway ailesiyle, anne'in ilişkilendirildiğine dair kanıtlar var.) william shakespeare’den olma susanna adında bir kızın, 26 mayıs 1583’te vaftiz edildiği de stratford kilisesinin kayıtlarında mevcuttur. 2 şubat 1585’te de ikizler hamnet ve judith vaftiz edilmişti. (shakespeare’in tek oğlu hamnet, 11 yıl sonra öldü.)

shakespeare'in hayatının sonraki sekiz yıl boyunca nasıl geçtiği, ülkesinde bir okul yöneticisi olarak geçimini sağlamak için londra'ya atı ile gidip, adı londra tiyatro kayıtlarında görünmeye başlayana kadar bilinmiyor. sadece, ölümünden uzun süre önce, stratford yakınlarındaki charlecote'lu sir thomas lucy'den geyik çaldığı ve yerel bir ustayla başını belaya soktuğu için para biriminde verilen cezalarının kayıtları vardır. ayrıca shakespeare'in büyük bir ailenin bir üyesi olarak belki de çukur ülkelerde* bir asker olduğu varsayılmıştır. dış kanıtlar yerine, shakespeare’in hayatı hakkındaki bu ekstrapolasyonlar sıklıkla yazılarının iç kanıtlarından yapılır. ancak bu yöntem tatmin edici değildir: örneğin, shakespeare'in kanuna olan atıflarından, bir avukat olduğu sonucuna varamayız çünkü oyunlarının kompozisyonu için ihtiyaç duyduğu bilgiyi elde etmekte zorluk çekmeyen bir yazardı.

tiyatro kariyeri

londra'nın edebiyat dünyasında shakespeare’e yapılan ilk atıf 1592’de, bir dramatist olan robert greene’nin ölüm döşeğindeyken yazdığı bir kitapçıkta ortaya çıktı:
"tüylerimizle güzelleştirilmiş bir karga var, oyuncularının sakladığı tygers'ın kalbi ile kafiyesiz bir şiiri en güzel şekilde süsleyebileceğini sanıyor ve mutlak bir kahya johannes olmak, ülkedeki tek "shake"'in kendiliğindendir diyor."

bu kelimelerin ne anlama geldiğini belirlemek zor ama açıkça hakaret ediyor ve shakespeare alayın bizzat hedefidir. sözlerin yazılı olduğu kitap, greene’nin ölümünden sonra yayımlandığında, karşılıklı bir tanıdık shakespeare’e özür dileyen ve değerine tanıklık eden bir önsöz yazdı. bu önsöz ayrıca shakespeare'in önemli arkadaşlar edindiğini de gösteriyor. püritenist londra şehri genellikle tiyatroya düşman olmasına rağmen, soyluların çoğu dramaların patronları ve oyuncuların arkadaşlarıydı. shakespeare de, southampton'ın 3. earl'ü olan genç henry wriothesley'nin dikkatini çekmiş gibi görünmektedir. ilk yayınlanan şiirleri venüs ve adonis ile the rape of lucrece, bu soylu kişiye adanmıştı.

shakespeare'in erken gelişmeye başladığına ve ailesinin servetlerini arttırmaya çalıştığına dair çarpıcı kanıtlardan biri, 1596'da john shakespeare'e bir kat arma verilmesidir. bu hibe için taslaklar ve verilmesi gereken son belge, hiçbir shakespeare hayatta kalmamasına rağmen, londra'daki college of arms'ta korunmuştur. neredeyse sadece william bu hibe ve arma için inisiyatif aldı ve ücretleri kendisi ödedi. arması, shakespeare’in stratford kilisesindeki anıtında mevcuttur. shakespeare’in dünya çapındaki başarısının kanıtı olarak aynı derecede ilgi çekici olan bir başka şey de, 1597'de stratford’daki new place’i satın almasıydı.

tiyatrodaki kariyerinin nasıl başladığı belli değildir ancak 1594'ten itibaren lord chamberlain’ın oyuncuları şirketinin (1603’teki i. james’in gelişinden sonra kral’ın adamları) önemli bir üyesiydi. bu topluluk, en iyi erkek oyuncu richard burbage'a, en iyi tiyatro the globe'a (1599 sonbaharında bitmiş) ve en iyi oyun yazarı shakespeare’e sahipti. şirketin refah seviyesinin yüksekliği bu kadro ile hiç şaşırtıcı değildir. shakespeare kooperatif bir işletmede, yazdığı oyunların finansal başarısıyla yakından ilgilenen tiyatronun tam zamanlı profesyonel bir adamı oldu.

ne yazık ki, yazılı kayıtlar shakespeare’in profesyonel yaşamının muhteşem sanatını nasıl biçimlendirdiğinin bir göstergesi değildir. elde edilebilir olan tek şey, 20 yıl boyunca shakespeare'in, kendisini sanatına titizlikle adadığı ve en yüksek kalitede bir milyondan fazla şiirsel drama kelimesi yazdığıdır.

özel hayatı

shakespeare, 1604'te i. james'in taç giyme törenine, kralın adamlarının bir üyesi olarak katılmıştı. tören dışında ise resmi olarak kraliyet ailesiyle çok az bağlantı kurdu ve dikkatini, mali çıkarlarını gözetmeye verdi. londra ve stratford'da mülkler satın aldı. 1605'te stratford vergisinin yaklaşık beşte birini shakespeare ödüyordu. bu durum, kiliseye niçin özenle gömüldüğünü açıklar. londra'da bir süre cripplegate'deki st. olave kilisesi'nin yakınında yaşayan mountjoy adındaki bir fransız huguenot ailesi ile birlikte kaldı. mayıs 1612'deki mountjoy ailesinin kavgalarından kaynaklanan dava kayıtları, shakespeare'in bir cinayete tanık olduğunu (davayı sonuçlandırabilecek bazı önemli gerçekleri hatırlayamasa da güler yüzlü olduğundan bahsedilir) ve genellikle ailenin işleriyle ilgili olduğunu gösterir.

shakespeare'in yazdığı hiçbir mektup günümüze ulaşmamıştır ancak stratford kasabasının resmi işlemleri için özel bir mektup ortaya çıkmıştır ve bu nedenle ilçe arşivlerinde muhafaza edilmiştir. bu mektup richard quiney adlı biri tarafından yazılmıştı ve kendisi, stratford'dan çalışmaya gittiği londra, carter lane'deki bell inn'den geliyordu. kağıdın bir tarafına şöyle yazılmıştır:
“sevgili dostum ve iyi bir vatandaş olan bay wm. shakespeare'e bunları iletmenizi rica ederim. ”
görünüşe göre quiney, stratfordlu arkadaşını, elizabeth dönemlerinde büyük bir miktar olan 30£ kredi için başvurabileceği bir kişi olarak düşünmüştü. işlem hakkında başka hiçbir şey bilinmemekle birlikte shakespeare’in özel hayatını ufak da olsa görme fırsatı bu kadar az olduğu için dilenci bir mektup, çok dokunaklı bir belge haline geliyor. üstelik, 18 yıl sonra quiney’in oğlu thomas’ın, shakespeare’in ikinci kızı judith’in kocası olması da ilgi çekicidir.

shakespeare’in vasiyeti uzun ve ayrıntılı bir belgedir. büyük kızı susanna'nın, erkek mirasçılarından da fazla, oldukça geniş mirası vardı. (kızlardan biri yukarıda bahsedilen thomas quiney'le, diğeri de stratford'un saygın bir doktor olan john hall'la evlendi.) daha sonra “en iyi ikinci yatağını” karısına bıraktı; kimse bu meşhur mirasın ne anlama geldiğinden emin olamaz. shakespeare vasiyetnameye imzasını, görünüşte titrek bir elle atmıştır, belki de shakespeare hasta olduğu için böyleydi ve 23 nisan 1616'da öldü. mezar taşına stratford-upon-avon bölge kilisesinde bir isim yazılmadı. bunun yerine bu satırlar, muhtemelen kendi ifadesiyle ortaya çıktı: 

"kadim dost,
isa aşkına, dağıtma bu mezarın tozunu.
bu mezar taşını koruyanı tanrı korusun.
ve kemiklerimi yerinden oynatana lanet olsun."

cinsel eğilimi

shakespeare’in kişisel hayatındaki pek çok koşul gibi, cinsel doğası da belirsizlikle örtüşüyor. 1582'de, kendisinden sekiz yaş büyük bir kadın olan anne hathaway ile evlendi. ilk çocukları susanna, evlilik töreninden yaklaşık altı ay sonra 26 mayıs 1583'te doğdu. evlilik için 27 kasım 1582’de kilise onayı verildi. onayda, evliliğin sadece bir sefere mahsus olduğu beyan edildi ve herhangi bir tarafa olası durumlarda hukuki itirazlarda bulunma fırsatı verilmesi yer aldı. bu prosedür ve çiftin ilk çocuğunun hızlı bir şekilde gelişi, hamileliğin kesinlikle evlilik öncesi olduğu gibi, plansız olduğunu düşündürmektedir. dolayısıyla evlilik, “kaza kurşunu” düğünü gibi görünüyor. anne, susanna'nın doğumundan 21 ay sonra, 2 şubat 1585'te vaftiz edilen hamnet ve judith adındaki ikizlerin doğumunu yaptı. bundan sonra william ve anne'in çocuğu olmadı. william'ın 1616'daki ölümüne kadar evli kaldılar.

uyumlular mıydı, yoksa william, evlilikleri boyunca anne'dan ayrı yaşamayı, hoşnutsuzluk yüzünden mi tercih etti? londra'ya 1585-1592 arasındaki bir tarihte taşındığında ailesini yanına almamıştı. bu dönemde boşanmak neredeyse imkansızdı. daha fazla çocuğun olmaması için tıbbi ya da başka nedenler var mıydı? tek oğlu hamnet, 1596'da 11 yaşındayken öldüğünde william stratford'da mıydı? 

stratford'daki ailesi için iyi bir ev almıştı ve civarda başka gayrimenkuller de satın almıştı. anne 1623'te, kendisine katıldığı yer olan stratford'daki kutsal trinity kilisesi'ne gömülmüştü. muhtemelen shakespeare 1612'de londra'dan emekli olup stratford'a dönmüştü. çok yoğun bir profesyonel çalışma hayatında en az yirmi yıldır eşinden ve çocuklarından ayrı olarak yaşamıştı. son arzusu olan “en iyi ikinci yatağını” anne'a bırakması dışında, vasiyetinde eşinin isminin geçmemesinden dolayı birçok akademisyen, evliliğin planlanmamış bir hamilelikten dolayı başladığını ileri sürmektedir.

shakespeare ailesinden uzaktayken, londra’daki aşk hayatı nasıldı? bu konu en iyi ihtimalle belirsizdir. 13 mart 1602 tarihli bir günlük yazısına göre, john manningham adındaki bir hukuk öğrencisinin kitabında shakespeare'in, richard iii'ın başrolünde, shakespeare'in de ait olduğu topluluğun oyuncusu olan richard burbage ile birlikte görev yapan bir kadınla yakınlaştıktan sonra kısa bir ilişki yaşadığı yazar. burbage ile kadının konuşmalarına kulak misafiri olmaktan yararlanan shakespeare'in, oyunun düzenlendiği yerde kadın tarafından "eğlendirildiği" ve burbage geldiğinde iş üstünde basıldıkları iddia edildi. aslında “üçüncü richard'a” geldiğini belirten burbage'in söylemine, shakespeare'in “fatih william* üçüncü richard'tan önce gelir" (shakespeare’in adı da malum william) yanıtını verdiğini yazar. manningham’ın bu yazısı, başka hiçbir kanıtla doğrulanmadığından ve aktörlerin özgür ruhlar ve bohemler olarak kabul edilmesi düşüncesiyle konuşabileceği için, şüphecilikle karşılanmalı. ancak öykü o kadar eğlenceli oldu ki manningham’ın günlüğünden çok daha önce keşfedildi, süslendi ve thomas likes’ın a general view of the stage* eserine aktarıldı. şüpheli olsa da bu not en azından, shakespeare'in heteroseksüel olduğunu ve ara sıra evlilik yeminine sadakatsizlik ettiğini ileri sürmekte. shakespeare in love filmi, shakespeare'i tamamen kurgusal olarak sunarken, profesyonel bir oyunculuk şirketinde oyuncu olmaya istekli olan ve shakespeare'e romeo ve juliet eserinde ilham veren viola de lesseps adlı genç kadın ile bu kanıtı sunar.

bu ilginç koşulların dışında shakespeare'in yazdığı şiirler ve oyunlardan başka çok az kanıt vardır. peki onlardan bir şey öğrenilebilir mi? belki de 1590'ların başlarından 1600'lere kadar uzun bir süre zarfında yazılmış olan sonelerde, sonelerin yazıcısı ile, iyi bilinen genç bir adam arasında derinlemesine sevgi dolu bir ilişki kronikleştiriliyor. şairin konuşması, zaman zaman karşılıklı gibi görünen bir aşkla büyük ölçüde sürdürülür. daha sık olarak ilişki kıskançlıkla dolu, şairin diğer yazarların genç erkeğin sevgisini kazandığına dair algısıyla ve nihayet cinsel yönden hoşlandığı siyah saçlı bir güzellik olan genç erkekten uzaklaştığı düpedüz bir ıssızlığın derin mutsuzluğu ile sıkıntılı bir ilişkidir (sone 129'da olduğu gibi, kendi dizginsiz şehvetinde en ufak bir tiksinti olmadan). bu anlatı, şairin arzularının heteroseksüel yönde gösteriyor gibi dursa da daha önceki soneler, ayrıca genç bir erkek için de bir arzu sunuyor. aralarındaki ilişki gerçekten çok duygusal ve bağımlı olarak tasvir edilir; şiirin anlatıcısı, arkadaşı olmadan yaşayamaz ve o arkadaş da şiirin anlatıcısına hissettiği sevgiyi hararetle geri sunar. buna rağmen günümüzde, sevginin fiziksel olarak tamamlanma amaçlı olup olmadığı kolayca söylenemez. nitekim şiirin anlatıcısı, arkadaşına “amacımı hiçbir şey haline getiren yegane şey” diyerek bu olasılığı inkar ediyor (yegane şey bir penis.) ki bu da fizikselliğin sadece arkadaşlık ilişkisinde olduğu gibi görülmesi gerektiği anlamına geliyor. 20. sone'de: “erkeklikle yaratmış kadınlar için seni, sen sevgimi al, onlar sömürsün hazineni.” “erkeklik” üzerine yapılan vurgu, sone'nin bitiş çiftinin cinsel anlamını vurguluyor. eleştirmen joseph pequigney, sonelerin yine de, şiirin konuşmacısı ve arkadaş arasında tüketilen fiziksel bir ilişkiyi anımsattığını ancak yorumcuların çoğunun böyle cesur bir iddiadan uzak durduğunu belirtir.

önemli başka bir zorluk da, sonelerin otobiyografik olduğundan emin olunamamasıdır. shakespeare, sonelerinin temeli olarak böyle ilginç bir hikaye çizgisi yaratmayı kolayca hayal edebilecek kadar usta bir dramatisttir. peki, soneler hala shakespeare'in hedeflediği şekilde basılıyor mu? birçoğu yazıldıktan çok sonra bile, 1609'daki yayımlarından farklılaşmamış gibi görünüyor.

oyunlar ve diğer şiirler de kendilerini bu spekülasyonlara belirsizce dahil ediyorlar. iki erkek arasındaki sevgi dolu ilişkiler bazen olağanüstü derecede derin olarak tasvir edilir. on ikinci gece'deki antonio, büyük bir risk altında olsa bile, maceralarında sebastian'a eşlik etmesi gerektiğini dikte eder: “aşkım için beni öldürmeyeceksen, hizmetkarın olmama izin ver” (perde ii, sahne 1, satır 33–34). yani beni geride bırakırsan öleceğim, der. venedik taciri'ndeki bir başka antonio da, sevgili arkadaşı bassanio için hayatını tehlikeye atar. günümüz tiyatrolarındaki aktörler bu ilişkileri düzenli olarak eşcinsel olarak tasvir etmektedirler ve aslında aktörler genellikle durumdan şüphe duyan herkese karşı öfkelidirler. mesela troilus ve cressida’da patroklos, homeros'un da önerdiği gibi, akhilleus'un “erkek fahişesi” olarak sunulur;

"bir kadın, küstah ve erkeksi büyütüldüyse,
kadınsı bir erkekten daha cazip olur
eylem* zamanında."

modern sahnede bu ilişki çoğu zaman açıkça, hatta apaçık cinsel olarak tasvir edilir ancak shakespeare'in bunu böyle görmesi ya da oyunda kendi eşcinselliğini ya da biseksüelliğini değerlendirip göstermediği bir başka konudur.

elbette heteroseksüellik, oyunlarindaki romeo ve juliet'in, orlando ve rosalind'in, v. henry ve katharine’in aşklarında da bol bol yer bulur. aynı zamanda, shakespeare cinsel belirsizlik gösterimlerinde de ustadır. viola - genç bir adam olarak gizlenmiş olan cesario, on ikinci gecede - dük orsino'nun sevgisini, orsino ve viola'nın heteroseksüel eşleşmesine dönüştüren iki erkek arasındaki aşk gibi görünen hassas bir şekilde kazanır. belirsizlik, izleyicinin shakespeare tiyatrosundaki viola/cesario rolünün 16 yaşında bir erkek oyuncu tarafından canlandırıldığı bilgisi ile pekiştirilmiştir. komedyalardaki tüm zıt giyinme durumlarıyla izleyiciler, venedik taciri'ndeki portia'yı, size nasil geliyorsa'daki* rosalind/ganymede'yi, cymbeline'deki imogen'i ve diğer oyunlarındaki belirsiz cinsiyetleri eğlenceli bir şekilde keşfederler.

ölümü sonrası hatırası

shakespeare’in ailesi veya arkadaşları, basit bir mezar taşıyla yetinmedi ve birkaç yıl içinde lahdin üzerine, 1623'te yapılmış gibi görünmekte olan bir anıt dikildi. latince yazılmış olan sözlerde shakespeare'e, nestor'un bilgeliği, sokrates'in dehası ve vergilius'un şiirsel sanatı atfedilmiştir.

meslektaşlarının övgüleri

shakespeare'in hatırası tiyatro çevrelerinde uzun süre yaşadı çünkü oyunları, 1642'de tiyatroların kapanmasına kadar kral'ın adamlarının repertuarının önemli bir parçası olarak kaldı. shakespeare özellikle ben jonson tarafından övgülere mazhar oluyordu. ben jonson 1619’da william drummond’a, "shakespeare’in sanatı"nı istediğini söyledi ve jonson, shakespeare’in oyunlarını topladığı eserin önsözüne görkemli bir şiir yazdı:

"kutlu olsun britanyam! zaferini gösterecek birine sahipsin
avrupa’nın bütün sahnelerinde saygı duyulacak birine.
yalnızca bir çağa değil, tüm çağlara hükmedecek birine!"

shakespeare'in, tiyatro meslektaşları ile arasının iyi olduğu düşünülür. shakespeare'in gözde aktörleri john heminge ve henry condell (burbage, vasiyeti üzerine böyle anılır), 1623'teki birinci koleksiyon'u pembroke ve montgomery'nin earllerine adayarak, “en ufak bir müdahale yapmadan” oyunları topladıklarını açıkladılar: "şan veya şöhret için değil, sadece bizim shakespeare'imiz gibi değerli bir arkadaşımızın ve dostumuzun hatırasını canlı tutmak için.”

hakkındaki belgeler

on yedinci yüzyıl yazarları, shakespeare hakkında anekdotlar toplamaya başladılar ancak nicholas rowe'un bir anlatı üretmek amacıyla mevcut tüm kaynaklardan bilgi toplamaya çalıştığı 1709 yılına kadar ciddi bir hayat hikayesi yazılmadı. stratford'da yerel bir gelenek üzerine bazı yerel karakterlerin komik hikayeleri vardı. mesela 1661'de stratford'un vekili günlüğüne şöyle yazmıştı: “shakespeare, drayton ve ben jonson mutlu bir randevuda çok sert içtiler ve shakespeare, alkolün ateşinden öldü." öte yandan, yazar john aubrey, shakespeare ile ilgili bazı notlarda şunları yazdı: “şirket sahibi değildi; shoreditch'te yaşadı; zevk içinde yaşamazdı ve eserlerini ancak davet gelirse acılar içinde yazardı.” lichfield'ın başpiskoposu richard davies, “bir katolik olarak öldü” demiştir. böyle bir hikayeye ne kadar güvenilebileceği belirsizdir. 18. yüzyılın başlarında, kraliçe elizabeth'in shakespeare'i, “aşık olan sir john falstaff oyunu yazmak” zorunda bıraktığı ve iki haftada görevi* gerçekleştirdiğini içeren bir hikaye ortaya çıktı. bunun gibi belirsiz özgünlüğe sahip bazı basit imalatlar olan bir sürü başka hikayeler de söz konusu.

18. yüzyılda ciddi bir araştırma başladığında, yazısız kaynaklardan bir şey almak için çok geçti. ancak belgeler keşfedilmeye başlanmıştı. shakespeare'in vasiyeti 1747'de ve evlilik cüzdanı 1836'da bulundu. yukarıda değindiğim mountjoy davası ile ilgili belgeler de 1910'da bulundu ve basıldı. modern araştırmalar, shakespeare'in hem stratford'daki hem de londra'daki sosyal çevreleriyle daha fazla ilgilidir. ancak bu kolay değil çünkü yazar ve sıradan bir insan olarak ayrık bir yaşam söz konusudur. stratford'daki saygıdeğer bir ülke beyefendisiyle, londra'da bohem bir sanatçı belki de bambaşka karakterler, kim bilir?

şair ve dramatist olarak shakespeare: entelektüel arka planı

shakespeare, orta çağ'da kurulan fikirlerin ve sosyal yapıların hala insan düşüncesini ve davranışlarını bilgilendirdiği bir zamanda yaşadı. kraliçe i. elizabeth, tanrı'nın dünyadaki vekiliydi ve lordlar ile avamlar kraliçe'nin altında, toplumda kendi yerlerine sahipti. sorumlulukları, kraliçe aracılığıyla tanrı'ya doğru yükselir ve daha mütevazı rütbelere kadar inerdi ancak kraliçe'nin emirleri tartışmasız kabul edilmezdi. ateizm hala elizabethçilerin çoğunluğunun inançlarına ve yaşam tarzlarına meydan okuyordu ancak hristiyan inancı da artık tek değildi. roma’nın otoritesine çok sayıda küçük dini mezheple, martin lutherci ve john calvinci ingiliz kiliseleri meydan okuyordu. parlamentoda kraliyet imtiyazına itiraz edilmişti. ekonomik ve sosyal düzenler kapitalizmin yükselişinden, viii. henry'nin manastırları dağıtmasından, eğitimin genişlemesinden ve yeni toprakların keşfedilmesiyle yeni servetin akmasından rahatsız olmuştu.

eski ve yeni fikirlerin etkileşimi zamanın tipik bir örneği idi: yeni nesil, itaat etmeye teşvik ediliyordu. ancak ingilizlerin italyan makyavelizminden korkmasına neden olan italyan siyaset teorisyeni niccolo machiavelli, erkeklerin, onlardan beklenen şeyin ne olduğunu sormaları yerine yapılması gerekeni yapmalarını isteyen yeni ve pratik bir politika kanunu ortaya koyuyordu. hamlet’te, uygunsuz zamanlarda insanın inancının çürümüş bir hal aldığı beyanı, açıkça büyüyen bir endişeyi ve şüpheciliği yansıtıyor. montaigne'in denemelerinin* 1603’deki çevirisi, uzaklarda da okunmasını sağladı ve shakespeare de, the tempest’ta doğrudan ve önemli alıntılar yaparak bu eseri okuyan birçok kişiden biri olduğunu gösteriyordu. bu eser shakespeare'e felsefi sorgulamalarında, aristoteles'in geleneksel “neden?” sorusunu değil, “nasıl?” sorusunu ilerlemek için itici güç olarak belirletti. shakespeare’in 1603 ve 1606 yılları arasında yazdığı oyunlar, yeni bir jacobian dönemine olan * güvensizliğini açıkça yansıtıyor. elizabeth gibi ilahi bir otorite olduğunu iddia eden james, tahtın otoritesini sürdürmekte elizabeth'ten çok daha az yetenekliydi. barut komplosu* ile, küçük bir azınlık tarafından devleti hedef alan bir meydan okuma sergilendi ve james’in yeni adamlarıyla avam kamarası arasındaki mücadele, yönetimin yetersizliğini apaçık ortaya koymaktadır.

şiirsel düzen ve dramatik gelenekler

plautus ve terence'ın latin komedyaları elizabeth okullarında ve üniversitelerinde tanıdıktı ve bazen ingilizce çevirileri veya uyarlamaları öğrenciler tarafından yapılırdı. seneca’nın retorik ve sansasyonel tragedyaları da çevrilirdi ve sık sık taklit edilirdi. elizabeth'in saltanatı sırasında yasaklanıncaya kadar, çeşitli şehirlerde yapılmaya devam eden ortaçağ mucize oyunlarından kaynağını alan güçlü bir yerli dramatik gelenek de vardı. bu yerli drama, fransız popüler maskaralıklarını ve soyut temalarda dinsel olarak esinlenmiş ahlak oyunlarını özümsemişti ve tek şarlatanlarla oyuncuların “dönüşlerini” kullanan karma veya kısa eğlenceleri birleştirmiştir. shakespeare’in oyunları ise, daha popüler anlatı biçimlerini kullanıyordu.

dildeki değişiklikler

bu sırada ingilizce dili değişmekteydi ve menzili genişliyordu. şair edmund spenser, eski kelimelerin restorasyonuna öncülük etmişti ve öğretim görevlileri, şairler, sofistike saraylılar ve gezginlerin neredeyse hepsi fransa, italya ve klasik roma'nın yanı sıra daha uzaktaki dillerden de katkı sağlamıştı. basılı kitapların artan mevcudiyetiyle ucuzlayan piyasa sayesinde, gramer ve kelime bilgisinde standartlaşmaya başlandı. iddialı bir denemeci ve filozof olan francis bacon, eserlerini hem latince hem de ingilizce olarak yazdı; ancak birkaç on yıl sonra yaşıyor olsaydı, kendi dilinde tam bir doğruluğa sahip olabilirdi.

shakespeare’in edebi olarak borçlu olduğu şeyler

shakespeare’in en belirgin borcu, macbeth ve king lear gibi birkaç oyunu için hikaye materyali hazırladığı chronicles* eserini yazan tarihçi raphael holinshed’eydi. shakespeare’in daha önceki çalışmalarında diğer borçlar açıkça göze çarpıyor: yanlışlıklar komedyası için plautus’a; titus andronicus’taki söylemler ve olaylar için şair ovidius ve seneca’ya; richard iiive venedik taciri'ndeki duygular ve karakterizasyon için christopher marlowe'a; hırçın kız'daki karakterizasyon ve dramatik tarz için italyan popüler komedya geleneği olan commedia dell’arte'ye borçludur. the tempest'ta ise (belki de oyun, biçim, tema ve dil olarak tüm oyunları içinde en orijinali) halk etkileriyle birlikte, ben jonson tarafından geliştirilen, maskeli balo olarak da bilinen soylu eğlencelerine de borçludur.

shakespeare’in geç dönem eserlerinden cardenio, miguel de cervantes’in don quijote'unda yer alan cardenio'nun olaylarına dayanıyordu. bu harika çalışma, don quijote 1612'de thomas shelton tarafından ingilizceye çevrildikten sonra, shakespeare ve john fletcher tarafından 1613'te yazıldı. fletcher, sonraki oyunlarından bazılarında yine cervantes'ten etkilenmiştir.

tiyatro koşulları

globe tiyatrosu ve selefi "the theatre", shakespeare'in de üyesi olduğu önde gelen bir tiyatro şirketi olan lord chamberlain’in adamları tarafından yönetilen, halka açık oyun salonlarıydı. pek çok püriten ve benzeri düşüncedeki reformcular hariç, hemen hemen tüm vatandaş sınıfları, öğleden sonra eğlence için bu sahnelere gelirdi. oyuncular ayrıca, hükümdarın ve beraberindeki asillerin önünde oyunları sergilemek için saraya da çağrılırdı. veba zamanlarında, genellikle yaz aylarında, şehirleri gezerlerdi ve zaman zaman londra mahkemesinde (hukuk öğrencileri dernekleri), üniversitelerde ve büyük evlerde de oyun gerçekleştirirdiler. popülerlik, oyunlar için doymak bilmez bir talebe yol açmıştı: 1613'ün başlarında kral'ın adamları (chamberlain'ın adamları) ortalama on dört tane oyun sunabilmekteydi. tiyatro, kısa süre sonra moda olmuştu ve 1608-09'da kurulan kral'ın adamları, yüksek giriş ücretlerinin, performansları için daha seçkin ve sofistike bir izleyici kitlesi sağladığı “özel” bir kapalı tiyatro olan blackfriars'ta düzenli olarak performans sergilemeye başladı.

shakespeare, chamberlain’ın adamlarıyla ilk ilişkisini, aktör olarak kurmuş gibi gözükmektedir. 1603'ten sonra başrol olup olmadığı hakkında bilgi yoktur ve yalnızca hamlet'teki "hayalet" ve size nasıl geliyorsa'daki adam gibi ikincil roller almıştır. zamanla bu topluluk shakespeare'e, tiyatronun tüm yönleriyle ilgili doğrudan çalışma yetkisini vermişti. shakespeare'in yazdığı oyunlarındaki birçok bölüm tiyatro sanatları ve izleyici tepkileri için bilinçli kaygı gösterir. özellikle hamlet, sahne sanatında, oyuncuları yönlendirmede uzman tavsiyesi verir. the tempest'taki prospero, hayatın tümünden, bir tür "isyan" veya tiyatral bir gösteri olarak bahseder. "tıpkı bir rüya gibi, yakında bitecek."
york dükü ii. richard ise, tiyatronun nasıl olması gerektiğinin bilincindedir;
"… insanların gözünde, bir tiyatroda iyi süslenmiş bir aktör sahneden ayrıldıktan sonra zıt bir halde girecek olan bir sonraki oyuncu gevezelik ettiğinde, onun zavallı sesi sıkıcıdır."

shakespeare’in günlerinde grup provaları için çok az zaman vardı ve oyunculara sadece kendi bölümlerinin sözleri verilirdi. bu nedenle shakespeare’in oyunlarındaki en önemli sahneler, sadece iki ya da üç karakter arasında ya da kalabalık bir sahneye hakim bir karakterle oynanıyordu. çoğu kadın bölümü, erkekler için yazılmıştır. shakespeare, kadınlar için büyük roller yazmaz ya da uzun süre sahnede aktif olarak meşgul olmalarını sağlamazdı.

shakespeare’in oyunlarını tarihlendirmek

çok fazla tarihsel tartışmaya rağmen, belirli bir oyuna kesin bir şekilde tarih atmak çoğu zaman imkansızdır. ancak özellikle 1588-1601, 1605-07 ve 1609'dan sonra yazılan oyunlar için genel bir fikir birliği vardır. burada kullanılan kompozisyon tarihleri, iç ve dış kanıtlara, genel üslup ve tematik düşüncelere ve tarihlemenin çok daha net olduğu dönemlerde yılda ikiden fazla oyun çıkmamasının gözlemine dayanmaktadır.

shakespeare’in iki anlatı şiiri olan venüs ve adonis ve the rape of lucrece, veba’nın yayılmasının durmasından hemen önce, sırasıyla 1592-93 ve 1593–94 yıllarında, londra’da çarpıcı performanslar gösterdiği yıllara kesin olarak aittir diyebiliriz. ancak özellikle soneler birçok problem çıkarmakta; hepsi bir kerede yazılamazlardı ve çoğu otorite onları 1593-1600 dönemi olarak belirlemiştir. yazının en sonunda kronolojik olarak kabul görmüş eserleri mevcuttur.

yayım

rönesans döneminde londra'daki oyunculuk şirketleri sürekli olarak yeni oyunlar arayışındaydı. genelde serbest yazarların oyunlarını, parçalar halinde, süreklilikleri olmadan sahneliyorlardı. shakespeare ise, çok önemli bir istisnaydı; lord chamberlain’ın adamları'nın ve kral'ın adamları'nın bir mensubu olarak, bu şirketlerin kapitalist girişimlerine paydaş olarak daimi yazıyordu.

şirketler, oyunlarını yayımcılara, özellikle de oyunların hala popüler olduğu zamanlarda repertuarlarından satmak için istekli değillerdi. bununla birlikte belirli zamanlarda, şirketler bunu yapmaya, dağıldıklarında veya veba salgınları ile oyunların artık sahnelenemeyecek olduğu durumlarda zorlanabiliyordu. (oyunların sahibi olan şirketler; oyunların oyunculara satılmasından sonra yazarların fikri mülkiyet haklarına sahip değildir.)

bu tür oyunlar genellikle quarto biçiminde yayımlanır. yani, dört büyük sayfa yapraklarının her iki yüzüne de yazdırılır. yaprak iki kez katlanıp bağlandığında, sekiz adet basılmış sayfanın her biri, büzgü'yü oluşturur. octavo biçiminde de birkaç oyun basılmıştır.

shakespeare’in oyunlarının yarısı, ömrü boyunca quarto olarak basıldı. nadiren görünüşte izinsiz olarak oyunları yayımlandı, yani shakespeare'in oyunları, şirket tarafından yayımcıya pek satılmazdı. romeo ve juliet'in quarto başlık sayfası, “saygıdeğer lord chamberlain'in kulları tarafından kamuya açık olarak muhtelif zamanlarda yapıldığı gibi sahnelenir“ yazısıyla başlar. hamlet'in ikinci quarto'sunda da benzer şekilde “gerçek ve mükemmel kopyaya göre neredeyse yeni bir şekilde basıldı ve büyütüldü” yazar. gerçekten de hamlet'in ilk quarto'su oldukça önemliydi ama ikinciden daha kısaydı ve gerekli ölçüde uzatıldı. asıl fark, romeo ve juliet'te ortaya çıkmıştı. ilk quarto, halefinde bulunan 800 kelimeden yoksundu. ikinci quarto ayrıca hataları da düzeltmiştir. aşkın emeği boşuna'nın ilk quarto'su ise, bahsettiği önceki quarto'su hiç bulunamamasına rağmen, daha önceki bir versiyonunu düzelttiğini ima ederek “düzenlenmiş ve büyütülmüş” olarak sunulur.

shakespeare'in 1616'da ölmesinden birkaç yıl sonra, kral'ın adamları'ndan meslektaşları olan john heminge ve henry condell, toplanan baskının montajını üstlendiler. 1623'te, william shakespeare’in orijinal kopyalarına göre yayınlanan eserleri, yalnızca komedyaları ve tragedyaları kapsıyordu. şiirleri içerisinde yoktu ve perikles'i de, yazarı şaibeli kişi olarak eklediler.

heminge ve condell, basıma hangi eserlerin sunulacağını seçme konusunda zorlu bir görev üstlendiler çünkü ellerinde çok sayıda otoriter el yazması ve performansları sergilenen eserleri içeren diğer belgeler vardı (bunlar özellikle performans lisansı alındıkları için değerliydi.) bunlar içinden, editörler tarafından güvenilir metin olarak görünenler yayıma alındı: titus andronicus, romeo ve juliet (ikinci quarto); richard ii, richard iii, aşkın emeği boşuna; henry iv (bölüm 1), henry iv(bölüm 2), bir yaz gecesi rüyası, venedik taciri, kuru gürültü, hamlet, king lear, troilus ve cressida ve othello. henry vi (1. kısım) ve henry vi (2. kısım), kısaltılmış biçimde ve farklı başlıklar altında yayımlanmıştır ("the contention betwixt the two famous houses of york and lancaster" ve "the true tragedy of richard duke of york") ama 1623 basımında, heminge ve condell tarafından bu formda kullanılmamıştır.

shakespeare’in kaynakları

birkaç istisna dışında shakespeare, oyunlarının konularını yoktan var etmemişti. bazen eski hikayeler kullanıyordu**. bazen, hem tanınmış hikayeleri**, hem de daha az bilinenleri*, giovanni boccaccio gibi italyan yazarların hikayelerini kullanıyordu. çağdaşlarının popüler nesir kurgularını ise, size nasıl geliyorsa'da ve kış masalı'nda kullandı. tarihsel oyunlarını yazarken, büyük ölçüde sir thomas north’un çevirdiği plutharkos'a ait olan soylu yunan ve romenlerin yaşamları eserinden yararlanarak roma ve helen hikayelerine hakim oldu. tarihçi edward hall ve raphael holinshed'in kronikleri sayesinde de ingiliz tarihine dayanan oyunları için kaynak sağlamıştır.

shakespeare, ihtiyaç duyduğu zaman hangi kitapları okuyabileceğini bulmak zorundaydı. onun muazzam kelime hazinesi, konuşulan dilin yanı sıra edebi olarak da farklı dillere ait kaynakları barındırır. hangi kütüphaneleri araştırmaları için kullandığı bilinmez lakin londra'da yanlarında ikamet ettiği huguenot ailesi, fransızca kitaplara sahipti. dahası, londra kitap ticareti ile ilginç bir bağlantı kurmuş gibi görünmektedir. shakespeare'in iki şiirini (venüs ve adonis ile the rape of lucrece), 1593-94 yıllarında yayımlayan, "stratford-on-avon'lu henry field'ın oğlu" richard field'tı. henry field 1592'de ölene kadar william'ın babası john shakespeare, henry field ile iş yapıyordu. henry'nin oğlu richard, 1579’da çıraklık yapmıştı ve muhtemelen william ile aynı yaşlardaydı. richard, 1587'den itibaren north'un plutarkhos çevirisini tekrar yayımlayarak, kendisini önemli bir edebiyat yayımcısı olarak geliştirdi. field ve shakespeare arasında yakın bir arkadaşlık olduğuna dair doğrudan bir kanıt yoktur. yine de shakespeare'in ilk şiirlerini field yayımlamıştı ve field'ın kütüphanesinden ve yayımlarından faydalandığı tahmin edilmektedir. sonraki dönemde ise, artık ünlenen shakespeare için çok sayıda edebi temas vardı ve pek çok kitaba erişilebilmekteydi.

elizabethçi oyunlarının kaynakları hakkında ilk bilgi toplama 17. yüzyılda yayımlandı. gerard langbaine, shakespeare’in bazı oyunlar için materyal bulduğunu, account of the english dramatick poets(1691) eseriyle belirtti. ancak 17. yüzyıl boyunca shakespeare'in, entelektüelliği nispeten küçük bir öneme sahip olan olağanüstü bir “doğal” yazar olduğu düşünülmüştür. “okuyup öğreniyordu ancak doğanın okunması için kitap kaynaklarına başvurulmasına gerek yoktu." 1668'de john dryden shakespeare'in bilgi birikiminin önemsizliğinden bahsediyordu. shakespeare’in yazılarının entelektüel kalitesinin yüksekliği ve dikkat çekici bir aklı olduğu, sonraları dile gelmişti. özellikle roma oyunları, eski dünyanın dikkatli bir şekilde gözden geçirildiğine dair kanıtlar sunuyordu.

shakespeare’in oyunlarıyla ilgili, okunabilecek şekilde düzenlenmiş ilk kaynak materyal koleksiyonu 18. yüzyılda charlotte lennox tarafından yapıldı. özellikle john payne collier'in hazırladığı shakespeare’in kütüphanesi'nin revize edilmiş ardılları daha eksiksiz olarak ortaya çıktı. bu eski koleksiyonlar, geoffrey bullough tarafından narrative and dramatic sources of shakespeare(1957-72) olarak düzenlenen yedi ciltlik bir versiyon halini aldı.

shakespeare’in dramatik sanatında orijinal olanı görmek böylece daha mümkün hale gelmişti. dramatik bakış açısı sayesinde bilinen tarzdaki karakterleri geliştirmişti (mercutio, touchstone, falstaff, pandarus) ve tamamen yeni karakterler yaratmıştı (dromio kardeşler, beatrice ve benedick, sir toby belch, malvolio, paulina, roderigo, lear’ın soytarısı). tanınan karakterlerin sınırlarını zorladı ve sonuçların daha etkili zıtlıkları için hikayelerini yeniden düzenledi (macbeth, othello, kış masalı, size nasıl geliyorsa). yetmedi, daha geniş bir felsefi bakış açısı getirdi (hamlet, coriolanus, sonu iyi biterse, troilus ve cressida). hepsinde, diyaloğun yoğunlaşmasını sağladı ve eski eserleri, tamamen daha yüksek seviyedeki yaratıcı yeni eserlere dönüştürdü.

oyunlarının kaynaklarının kanıtlarından ayrı olarak, shakespeare'in bir okuyucu olarak adil bir izlenim edinmesi, kendi hayal gücünü diğer insanların ve diğer çağların edebi başarılarıyla ılımlı bir anlama kapasitesi ile beslemesi mümkün görünmektedir. mesela çağdaşı christopher marlowe'dan, size nasıl geliyorsa eserinde bizzat alıntı yapmaktadır. on ikinci gece'de, heliodorus'un aethiopica'sını (etiyopya tarihi, 1569'da thomas underdown tarafından tercüme edilmiştir) referans gösterir. 1567-1612 yılları arasında yedi basımdan geçen arthur golding'in çevirdiği ovidius'un metamorphoses'ini okumuş olmalı ki birçok eserinde atıf vardır. george chapman’ın yaptığı, homeros'un ilyada eserinin çevirisi, onu etkiledi ancak malzemelerin bir kısmını troilus ve cressida’da acıklı tonda kullandı. the tempest'ta ideal bir cumhuriyetin ironik ifadesini, montaigne’in denemelerinden aldı (bir kısmını).

shakespeare, diğer yazarların eserlerini karakterize eden şiirsel tarz çeşitlerine aşinaydı. hamlet için shakespeare'in bestelediği parlak küçük bir şiir (perde 5, sahne 2), astronomik ve birleştirici aşk şiirleri yazan john donne gibi şairlerin, şüphecilik ve ahlaki paradokslarla sundukları 16. yüzyılın son yıllarına ait şiir niteliklerini, ironik bir şekilde algıladığını göstermektedir. perikles'te antik bir modda bulunan tarzı, 14. yüzyıl şairi john gower'ın confessio amantis'lerini okuduğunu açıkca gösterir. arcadia’yı ilk kez 1590’da yazan ve nesiller boyunca geniş çapta okunan sir philip sidney’in etkisi, shakespeare’in yazılarında sıklıkla hissedilir. son olarak shakespeare’in üslubunda, etki alanı açısından incil’in önemi göz ardı edilmemelidir. çalışmaları, yıl boyunca her pazar kilisede okunan eserlere bir aşinalık göstermektedir. yalnızca ingiliz edebiyatı için değil dünya edebiyatı için bir milat olan shakespeare, yalnızca çağının değil tüm zamanların sanatçısıdır ve sonsuza dek hem oyunları hem de soneleri ile varlığını sürdürecektir.

shakespeare'in eserlerinin kronolojisi

1588–97 aşkın emeği boşuna
1589–92 henry vi, bölüm i ve titus andronicus
1589–94 yanlışlıklar komedyası
1590–92 henry vi, bölüm ii
1590–93 henry vi, bölüm iii
1590–94 hırçın kız ve veronalı iki centilmen
1590–95 edward iii
1592–94 richard iii
1594–96 kral john ve romeo ve juliet
1595–96 bir yaz gecesi rüyası ve richard ii
1596–97 venedik taciri ve henry iv, bölüm i
1597–98 henry iv, bölüm ii
1597–1601 windsor’un şen kadınları
1598–99 yok yere yaygara
1598–1600 size nasıl geliyorsa
1599 henry v
1599–1600 julius caesar
1599-1601 hamlet
1600–02 onikinci gece
1601–02 troilus ve cressida
1601-05 sonu iyi biterse
1603–04 kısasa kısas ve othello
1605-06 king lear
1605–08 atinalı timon
1606-07 macbeth ve antonius ve kleopatra
1606-08 perikles
1608–coriolanus
1608-10–cymbeline
1609–11 kış masalı
1611– fırtına
1612–14 iki soylu akraba
1613– henry viii ve cardenio

Bir Maymun, Daktilonun Tuşlarına Rastgele Basarak Shakespeare'in Bir Eserini Yazabilir mi?