Yaptırdığı Dövmeden Pişman Olan Birinden Aşama Aşama Dövme Sildirme Rehberi

Sözlük yazarı "yumusakdiken", geri dönüşü oldukça zor olan dövme konusuna değinmiş. Dövmesini sildirmek isteyenler için bizzat yaşadığı deneyimlerini paylaşmış.
Yaptırdığı Dövmeden Pişman Olan Birinden Aşama Aşama Dövme Sildirme Rehberi
iStock.com


nisan sonunda omzuma yaklaşık 10 x 12 cm ebatındaki renkli bir dövme yaptırdım.

yaptırmamam için birçok işaret olduğu halde yaptırdım. çıkan sonuç tam bir hüsran oldu.
niyesi, nedeni, yapanı ayrı birer konu. buralara girmeden sadece dövme sildirme ile ilgili tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.

renkli, büyük ve koyu kısımları fazla olan bir dövme oluşundan dolayı cover-up ihtimal dahilinde değil. ancak biraz solarsa düşünebilirim ama ilk etapta asli amacım tamamen kurtulmak. o nedenle ilk önce internette araştırma yaptım, bilhassa almanca forumlardan oldukça bilgi edindim, öncesi-sonrası fotoğrafları inceledim. silinebileceğine inandım, en azından solmasına razı oldum.

bu arada, türk siteleri ile alman sitelerinde verilen bilgiler arasındaki en önemli fark, dövmenin yeniliğinin/eskiliğinin dövmenin silinebilirliğine etkisi. 

alman sitelerine göre, dövme ne kadar yeniyse o kadar kolay çıkıyor, çünkü renkler derinin alt tabaklarına işlememiş oluyor; bizimkilere göre ise dövme ne kadar eski ise o kadar rahat çıkıyor ve yeni yapılmış dövmelerde başarı şansı düşük oluyor.

dövmeyi yaptırdıktan 1,5 ay sonra istanbul avrupa yakasında q switched nd yag lazer kullanan bir estetik kliniğinden randevu aldım. görüşmeye gittiğimde doktor gayet net bir şekilde en az 8 seansa ihtiyacım olduğunu, çok acıyacağını, lokal anestezi gerekeceğini söyledi. sonuç garantisi vermedi, ki vermesi de mantıklı değil bence. hem doktorun güven vermesinden ötürü, hem de işlemi yapacak kişinin doktor olmasından dolayı görüşmeden hemen sonra ilk seansı yaptık.

lokal anestezi için iğneyi kaç kere soktu koluma bilmiyorum. acıyor ama dayanılmaz değil elbette. tam tanımlayamayacağım ama dövmemde ana figürün etrafında birkaç çizgi var ve o çizgilerin olduğu yerlere anestezi uygulamadı.

işlem sırasında çat çat çat diye tuhaf bir ses çıkıyor, cilt dokusu çatlayıp patlıyor gibi, değişik.. bazen ses oldukça yüksek çıkıyor, ilk önce biraz tırstım n'oluyoruz diye. lokal anesteziye rağmen sızı hissettim. anestezi olmayan o çizgilere işlem yaptığında ise yanaklarımı ısırdım resmen. sezaryanla da olsa 2 doğum yapmış ve ağrı eşiği yüksek bir insan olarak zor dayandım diyebilirim. anladım ki, anestezi olmadan kesinlikle dayanamazmışım. bunda tabii dövmenin büyük ve koyu oluşunun da etkisi var sanıyorum.

işlem 15 dakika kadar sürdü. sonrasında krem sürüldü ve gazlı bezle kapatıldı. bandajı ertesi sabah çıkarabileceğim söylendi ama akşam eve gidip baktığımda kanama olduğunu gördüm ve bandajı hemen değiştirdim. kanama ve iltihaplı gibi bir akıntı yaklaşık 2-3 gün devam etti, bu süreçte bandajı günde ortalama 3 kez değiştirdim. 

kanamanın/akıntının uzun sürmesinde benim de kabahatim var çünkü ofiste mecburen, evde de çocuklar irkilmesin diye genellikle kapalı tuttum ve yaranın/dövmenin hava alıp kabuk bağlamasını zorlaştırdım.

velhasıl her gün mütemadiyen bepanthol krem uyguladım ve 10 gün sonra kabuklar tamamen döküldü. 

şimdi de doktorun tavsiyesiye skar oluşmaması için -ki skara benzer bir şey görünmüyor- sabah akşam contractubex sürüyorum. hafif kaşıntı oluyor bazen, contractubex ona da iyi geliyor.

dövmeye gelince... renklerde solma var. dövmede gölge gibi olan, boyanın derine çok işlemediği küçük birkaç yer silinmiş görünüyor. ayrıca çizgilerden birindeki solma çok bariz. 1. seans için bu kadarını beklemiyordum, o yüzden şimdilik mutlu ve ümitliyim. 2. seansa (ilk seanstan 2 ay sonra) ağustos ortasında gideceğim. 

5 seansa kadar çok bir şey beklemiyorum...

her bir seanstan sonra bu entry'i editleyeceğim.

edit 1

8 ağustosta ikinci seansı yaptık. ilk seanstan daha çok acıdı, sanırım anestezik iğneyi daha az yaptı, bilemiyorum. işlemi yaparken ana figürden, ki siyah gözüküyor, istediği tepkiyi alamadığını söyledi doktor. neyseki söyledi, çünkü farketmesi zor olsa da siyahın içinde koyu maviler vardı. bunu söyledim kendisine, bu sefer siyah renk için kullandığı dalga boyuyla üzerinden geçtikten sonra bir de mavi için kullandığı dalga boyuyla geçti üzerinden. bir hafta sonra kabuklar neredeyse tamamen döküldü. beklediğim ölçüde bir silinme yok maalesef. genel olarak daha eski duruyor, soldu yani. ama ana figürdeki solma daha bariz. bir iki küçük yer de bir sonraki seanstan sonra tamamen silinmiş olacak sanırım. moralim bozuk ama denemeye devam edeceğim. dediğim gibi, 5 seansa kadar vazgeçmek yok...

edit 2

 28 ekim'de üçüncü, 27 ocak'ta dördüncü seansı yaptık. sonuçlar fena değil, bariz soldu ama daha çok iş var. son seansta 3 ay sonra gitmemi söyledi doktor, cilt toparlansın diye... ve maalesef yaza kadar kurtulma şansım yok diye... gerçi ciltte herhangi bir deformasyon yok. bu arada siyahlar neredeyse kayboldu ama "hat çizgisi" mi denir, bilemiyorum, onlar daha derine işlendiği için sanırım daha zor soluyor. siyah gövde maviye döndü, kırmızı-yeşiller de soldu ama siyahlara nispeten daha yavaş soluyor. baharın da yaklaşmasıyla sıkıntılı dönem başladı benim için. açık renk veya ince kumaşlı kıyafetleri giymek problem, altından hala belli oluyor dövme. gerçi o da ten rengi yara bandıyla aşılabiliyor ama yine de depresyon sebebi.

beşinci seans nisanda. yeşillerde/mavilerde ciddi bir solma olmazsa 5. seanstan sonra, devam edip etmemeye karar vermem lazım.

edit 3

 sanıyorum mayıs'ta 5. q switched seansını yaptırdım. sonuç 4. seans sonrası durumdan pek farklı değildi. dövmenin siyahları solmuş ve en belirgin renk mavi/yeşil arası bir renk almıştı. 

picosure tekniğinin son derece ilerlemiş olduğunu, bilhassa renkli dövmelerde daha iyi sonuç verdiğini yabancı forumlardan okumuştum; nightstalkerın da entrysini görünce, biraz gecikmeyle de olsa dün gökhan gökler'e gittim. çok ilgili ve profesyonel olduğunu düşünüyorum. dövmenin bazı yerlerindeki irili ufaklı noktamsı kırmızı boyaları picosure'un görmeyeceğini söyleyerek üşenmedi ve onlara q swtched yaptı, geri kalanına picosure.

picosure ile q switched deneyim farkı ilk 24 saat için şöyle

- q switched daha gürültülü sanki, picosure daha sessiz.

- q switched'te eskiden gittiğim doktor anestezik iğne yapıyordu ve soğutucu hava vermeden uygulamayı yapıyordu. gökhan bey anestezik krem kullandı ve soğuk hava üfletti. hissetiğim acı ikisinde de aynıydı. bu sebeple, picosure'un daha az acı verici olduğunu düşündüm. ya da anestezik iğne bi boka yaramıyordu. zaten iğnenin kendisi de çok acıtıyordu. gökhan bey de uygulamayı yaparken tepkilerime dikkat ediyor, sık sık fasıla veriyordu. işlem yaptığı bedenin sadece bir et parçası olmadığının bilincinde bir doktor görmek sevindiriciydi. 

- q switched seanslarından sonra epey kanama oluyordu, kanama durunca bu sefer sarımtırak iltihabi sıvı akıyordu. sürekli bandaj değiştiriyordum; birkaç gün içinde kabuk bağlıyor ve 10 güne kadar kabuklar da dökülüyordu.

picosure'da kolumda bildiğin balon oluştu-kocaman su topladı özellikle bir bölge. picosure'da böyleymiş; kanama olmazmış ama su toplarmış. görüntü pek iç açıcı değil.. uyurken sol tarafıma dönüp balonları patlatmayayım diye sağ tarafıma yatıp arkama yastık koydum, faydalı oldu. arada sızıntı oluyor büyük balonlardan ama sabahtan beri bandaj değiştirmem gerekmedi. 

ikisinin bakımında da bepanthol krem kullanılıyor.

10 güne iyileşir sanıyorum. şu an tek derdim kazara balonları patlatmamak....