Sayısalcı-Sözelci Kavgasının Ne Kadar Gereksiz Olduğuna Dair Güzel Bir Beyin Analizi
Yılların dev kavgası asla durulmuyor. Sözlük yazarı "komedist" ise tarafları insan beyninin analizini yaparak uzlaşmaya çağırıyor.
Sayısalcı-Sözelci Kavgasının Ne Kadar Gereksiz Olduğuna Dair Güzel Bir Beyin Analizi
Elon Musk ve Tom Robbins

angular gyrusparietal lob'un en önemli kısımlarından birisi. insanda primatlara oranla 8 kat daha büyük. bizim maymunlardan bu yana, gelişen insansı becerilerimizde çok büyük rol oynadığı düşünülüyor. çünkü dokunma, görmek istemek, merak gibi güdülerimizi tetikleyen, mekanik olarak analitik düşünme, kelime anlamları, matematik, uzay-zaman gibi kabiliyetleri denetleyen beyin kıvrımımız burası.yani sizin zeka diye tanımladığınız yer.

(bkz: 2001 space odyssey) filminde insan medeniyetin gelişimini vurgulayan asıl beyin kısmımız burası. bir maymunun keskin bir taşın, eti keseceğini düşünmesi, küçük bir çocuğun top atarak elma düşüreceğini düşünmesi ile einstein'in uzay-zaman için yürüttüğü fikir yine bu parietal lob ve özellikle angular gyrus ile doğrudan orantılı.

size bir sürpriz einstein'ın 200 parça beyni toplanıp, sanal bir simülasyonu oluşturulduğunda tamda parietal kortex'in yani angular gyrus kısımlarının %20 büyük olduğu tespit edildi. bu kısımda çok şiddetli şekilde glia hücreleri de bulunuyordu. (glia hücreleri fazla çalıştırılan nöronları destekleyen hücrelerdir)


buna getirilen yorum einstein doğuştan büyük bir parietal lob'a sahipti ve bu yüzden uzay-zaman konusunda çok başarılı fikirler geliştirdi ya da einstein küçüklükten beri pusula, ışık gibi soyut kavramlara meraklıydı. fizik üstüne çok çalıştığı için parietal lob'u gelişti.

beynimiz vücut kası gibi geliştirilebiliyor. sonradan bu yetenek çok çalışma ile kazanılabilir ancak nörobilim bugün gösteriyor ki, bizim psikolojik rahatsızlık ya da karakter dediğimiz bir çok patolojik vaka, aslında sadece beyindeki bazı kısımların etkili ya da pasif çalışmasının veya büyük-küçük olmasının bir sonucu. narsizim örneğin.


angular gyrus özetle hayal gücü kabiliyetimizi veren beyin kıvrımı denilebilir. deneylerde bu bölge uyarıldığında er kişinin "dünya dışı" deneyimler yaşadığı gözlemleniyor. çünkü mekansal analiz etkileniyor, aynı zamanda kelimeler ile izah ve analitik matematik becerisi de.

bizim soyut anlam dediğimiz metaforları da etkiliyor." gözlerinde bir deniz... fırtınalar kopuyordu" dediğimde acıklı bir bakış ya da ağlamak fiilini vurguladığımı anlayabilirsin. ya da sinemada turuncuya çalan batan güneş önünde, el ele tutuşmuş çift gördüğümüzde bunun doğrudan mutluluğu anlattığını da hissederiz.

el ele tutuşmak neden sevgiyi anlatsın ki ? ya da edebi olarak;

hegel'in savunduğu insanın soyut dünya algısı da aslında tam angular gyrus kıvrımının bize bir hediyesi. hegel ve nietzche'nin ağır yazım dili de aslında bizim soyut metafor yeteneğimizdir."tanrı öldü!". bunu soyutsal düşünemeyen birisine nasıl anlatırdınız? 

bir bıçak kalbe saplansın örneğin, böyle bir tabloya bakıp sende uyanan his ihanet olabilirdi ancak eğer angular gyrus bize metafor analizi vermeseydi "aa kalbi kesen bir bıçak. kasap mı acaba?" diyecektik.


şimdi primatlardan bugüne matematiksel-analitik düşüncemizin güçlendiğini gördük einstein örneğiyle.

kelimelere yüklenen soyut anlamların hegel ve nietzche örneğinde sözel edebiyata nasıl etki ettiğini gördük.

büyük ihtimalle nazım hikmet aynı soyutlama hayal gücü yeteneğine sahipti.

"çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler" dediğinde neden hüzünlenelim ki? tamam ölmesin gitsin şeker yesin diyemiyoruz.çünkü hayalimiz bizi savaşlarda ölen çocuklara itiyor.

dolayısıyla mühim olan bu hayatta, yaşamın bize verdiklerini anlayıp bir başkasına metaforlarla anlatabilmek. bu bizim zihnimizin yansıması olacak çünkü sayısal ya da sözel hangi kabiliyete sahip olursa olsun insan yüreğinden geçeni yapmalı ve onu dinlemeli. görümeyeni görmeli, o hayattaki püf noktayı bulmalı.

bizdeki gibi tesadüfen yazdığı bölümlerde okumamalı. sevmediği bir hayata para için hapsolmamalı.